ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:36 Kocaelispor itiraz edecek!…
09:51 Antalya tarihi Kaleiçi’nde surlarda bulunan bir mağarada 4 yıldır hayatını sürdüren 63 yaşındaki Hüseyin Urlu, sessiz sedasız yaşadığı mağarayı terk etti…
09:44 PROMOGIFT İstanbul, Türkiye’nin Sektördeki Gücünü Dünyaya Taşıyor
09:44 Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası (Kırklareli TSO) 2025 yılı Mart ayı içerisinde gerçekleştirdiği işlemlerin istatistiklerini kamuoyu ile paylaştı…
09:02 Kocaeli Milletvekili Gergerlioğlu, “Yıldız Entegre para kazanacak diye Kocaeli Halkının sağlığıyla oynayamaz!”
08:19 İnci Taneleri dizisindeki performansıyla hafızalarda iz bırakan başarılı oyuncu Hazar Ergüçlü ve Efe Çelik’in mutlu anları!..
08:13 IJS Istanbul Jewelry Show, Türkiye Gümüş Takı Sektörüne İvme Kazandıracak!…
07:51 Amerikan Kanser Derneği, 2025 yılına yönelik kanser eğilimleri raporunu açıkladı…
07:37 İzmir Büyükşehir Belediyesi AASSM’de görev yapan otizmli müzisyen Özge Çeltik, sanatıyla fark yaratıyor…
07:22 Samsun Yurt Savunma (SYS) Grup şirketleri’nden CANiK, gücünü Latin Amerika’ya taşıdı!…
07:16 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) halkını kandırmaya devam ediyor!…
07:11 Limon Suyu Görünümlü Ürünlere Yasak Geldi: Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Tüketiciyi Koruyan Yeni Düzenleme…
06:59 Siyaset gündemini hareketlendiren Kılıçdaroğlu iddiası günlerdir gündemden düşmüyor.
06:55 Ziraat Bankası’ndan Nisan Ayına Özel Kampanya: Bankkart Kullanıcılarına 1.500 TL’ye Varan Bankkart Lira Hediyesi…
06:54 Marmaris’in 2019-2024 dönemi eski CHP’li Belediye Başkanı Oktay’ndan partisine sert tepki!…
22:04 Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Trump’ın yeni gümrük tarifelerin etkilenecek sektörlerin temsilcileriyle Paris’te bir araya geldi…
21:35 Fanatik Rum’lardan KKTC topraklarında provokasyon
19:57 Bisiklet turizminin önemli destinasyonlarından Antalya, Kemer ilçesi dağ, gravel ve e-bike bisikleti tutkunlarını bir araya getirecek…
19:32 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 Mart ayı enflasyon verilerine göre, Memur ve emeklilerin Temmuz zammını belli oldu!…
18:28 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özel’İn boykot çağrısına tepki gösterdi…
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ukrayna-Rusya Cephe Hattında Artan Tansiyon

Ukrayna-Rusya Cephe Hattında Artan Tansiyon
6 Nisan 2021
1.571
A+
A-

Ukrayna’nın Donbas ve Kırım bölgelerinde çözümsüzlüğün yedinci yılına girerken, Rusya-Ukrayna ilişkilerinin daha da gerildiğini, bilhassa Donbas bölgesinde ateşkes ihlallerinin devam ettiğini ve çatışmaların sürdüğünü görmekteyiz.

Mehmet Çağatay GÜLER & Araştırma Asistanı, Dış Politika Araştırmaları, Ankara

Ukrayna’nın Donbas ve Kırım bölgelerinde çözümsüzlüğün yedinci yılına girerken, Rusya-Ukrayna ilişkilerinin daha da gerildiğini, bilhassa Donbas bölgesinde ateşkes ihlallerinin devam ettiğini ve çatışmaların sürdüğünü görmekteyiz. Bu kapsamda, Geçtiğimiz günlerde Donbas bölgesinde Ukrayna ordusu ve bölgede mukim Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında çatışmalar vuku bulmuş, dört Ukrayna askeri hayatını kaybetmiştir.Ancak bölgede asıl dikkat çeken ve yıllardır süregelen küçük çaplı çatışmalardan farklı olan husus, her iki ülkenin de hem Kırım hem de Donbas bölgesine yaptığı askeri yığınaktır. Rusya’nın Kerç boğazı üzerinden Kırım’a yaptığı askeri sevkiyat sosyal medyada geniş yer bulmuştur. Ayrıca, basına yansımasa da Rusya’nın Donbas’a geniş çaplı silah ve teçhizat yardımı gönderdiği de bilinmektedir. Dahası Belarus sınırında da benzer hareketlilik olduğu ve hazırlıkların yapıldığından söz edilmektedir.

Söz konusu sevkiyatlar sonrası tüm dikkatler bölgeye kaymış; ABD-Ukrayna-Rusya liderleri ve üst düzey bürokratları çok taraflı bir diplomasi yürütmeye başlamışlar, ayrıca olası bir savaşa dair de açıklamalarda bulunmuşlardır. Ukrayna’nın Donbas’a askeri yığınağa devam etmesi sonrası Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un bölgedeki askeri bir girişimin Ukrayna’nın yok olmasına sebebiyet verir açıklaması, artan tansiyonun boyutunu ortaya koymaktadır. Bunların yanı sıra, Ukrayna’nın sahada obüs atışlarıyla karşılık vermesi ve Rusya’nın bölgedeki Rus vatandaşlarının haklarını korumak için gerekeni yaparız açıklamaları, tansiyonu daha da tırmandırmaktadır.

Liderlerin gün geçtikçe sertleşen retoriği ve devam eden karşılıklı askeri sevkiyatlar Rusya ordusu Dinyeper nehrinin ötesine mi geçecek ve buradaki çatışmadan yaralanıp cepheyi ikiye bölerek Donbas’ta da eşzamanlı bir girişimde mi bulunacak sorularını akıllara getirmeye başlamıştır. Rusya’nın jeopolitik çıkarları gereği ve Kırım’ın su probleminden ötürü bu yönde adımlar attığı dolayısıyla bu ihtimallerin olası olduğu görüşü bazı uzmanlarca dile getirilmektedir.

Lakin, sahada artan hareketlilik ve Rusya’nın mobilizasyonu temelde bir işgal niyeti ile değil aslında cevap ve önleyici nitelik taşımaktadır. Zira, su problemi yalnızca bugünün meselesi değil, uzun süredir devam eden bir problemdir. Dolayısıyla su faktörü önemlidir ancak tek başına bu gelişmeleri açıklayabilecek nitelikte değildir. Rusya’nın su probleminin ötesinde bölgedeki diğer jeopolitik çıkarları, Donbas’ın Güney Rusya için arz ettiği ekonomik önem, pek tabii söz konusu mobilizasyonu açıklama noktasında önemlidir ancak neden bugün sorusunu cevaplamak için yine yeterli değildir. Bu minvalde sorgulanması gereken başlıca husus, bu gelişmelerin neden bu dönemde yaşandığıdır. Bu noktada iki dinamik öne çıkmaktadır:

İlk olarak, Azerbaycan’ın Ermenistan’a karşı Karabağ’da kazandığı zafer ve işgal altındaki topraklarını özgürleştirmesi Ukrayna için bir emsal teşkil etmiştir. İkinci Karabağ Savaşı sonrası Ukrayna’da önde gelen bazı akademisyenler Rusya’ya rağmen elde edilen zaferin büyük önem arz ettiğini ve bu noktada Türk TB2’lerinin Rus HSS’lerine karşı kurduğu üstünlüğün, Ukrayna lehine Kırım ve Donbas’ta da kullanılabileceğini dile getirmiştir.

Ukrayna’nın Karabağ Savaşı sonrası TB2’lere olan ilgisinin artması, Karabağ’da uygulanan stratejileri tatbik etmesi ve TB2’lerin çatışma hattına yakın yerlerde görülmesi, bu yöndeki argümanları destekler nitelikte kabul edilmektedir. Geçtiğimiz aylarda Rus basınına yansıyan haberlerde de bu konu sıklıkla yer bulmuş, Ukrayna’nın Türk SİHA’larını Karadeniz semalarında uçurmaya başlayacağı yazılmıştır.

İkinci olarak, yeni ABD yeni yönetimin Ukrayna’ya ve bölgedeki çatışmalara dair daha aktif bir pozisyon alması ve destek açıklamalarında bulunması, Rusya tarafından tehdit olarak okunmaya başlanmıştır. Biden-Putin görüşmelerinde de Ukrayna’daki çatışmaların öne çıkması ve genel itibariyle Ukrayna’ya harcanan mesainin artması, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenski ve Kiev yönetiminin politikalarını da etkilemiştir. Ukrayna iç siyasetinde Kırım ve Donbas konusu hiç olmadığı kadar gündem olmaya başlamış, yeni yol haritaları ve planlar geliştirilmeye başlanmıştır.

Ayrıca, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Ukraynalı mevkidaşı Dimitri Kuleva ile yaptığı görüşmede Ukrayna, Gürcistan ve Moldova’yı bir araya getiren askeri bir ittifak kurulması fikrinin gündeme gelmesi, Rusya tarafından doğrudan bir milli güvenlik tehdidi olarak algılanmıştır. Hatta bu ittifaka Türkiye, İngiltere ve Romanya’nın silah sağlayarak katılma ihtimali dile getirilmiş ve büyük bir endişe ile karşılanmıştır. Bu dönemde ABD ve NATO’nun Ukrayna’ya ordu ve savaş uçağı konuşlandırma ihtimali de gündeme gelmiş ve bugün olduğu gibi Moskova tarafından güvenlik tehdidi olarak nitelendirilmiştir. Tüm bu gelişmeler, Rusya’nın askeri mobilizasyonu noktasında bir nevi malumun ilamıdır.

Son kertede, Rusya’nın savaş başlama yönünde bir girişimi olup olmayacağına dair bir tahminde bulunmak için henüz erkendir. Ancak yapılan sevkiyatlar ani bir saldırı ve işgal planı hedefleyen gizli/kapalı sevkiyatlardan ziyade zamana yayılarak ve özellikle karşı tarafa gösterilerek yapılmaktadır.

Bu nedenle, ani bir işgal girişiminden ziyade ABD’nin Ukrayna’ya artan desteğine ve Ukrayna’nın topraklarını özgürleştirme ihtimaline karşı önleyici bir nitelik taşımaktadır. Sahadaki gelişmeler temelde Ukrayna yönetimine göz dağı verme ve baskı oluşturma amaçlı yapıldığı ihtimalini öne çıkartmaktadır. Moskova yönetimi el yükselterek Donbas veya Kırım’a yönelik olası bir askeri operasyonu engelleme amacında görünmektedir. Bunların yanı sıra, Rusya’nın askeri sevkiyatları da henüz tamamlanmış değildir. Dolayısıyla, devam eden bu sevkiyatların ilerleyen günlerde hangi yöne evirileceği merak ve endişe konusudur.

Burada son olarak altı çizilmesi gereken husus, Ukrayna yönetiminin Obama dönemine benzer hatalar yapmaması gerektiğidir. Biden yönetiminin destek vaatlerinde bulunması ve ABD’nin Ukrayna’ya harcadığı mesainin artması, Kiev yönetiminde fırsat penceresi olarak görülebilir; fakat, Ukrayna’nın son tahlilde Rusya karşısında yalnız kalarak 2014 yılındakine benzer bir sonuçla karşı karşıya kalmaması hem ülkenin hem de bölgenin selameti için önem arz etmektedir. Zira tarafların kapasiteleri ve mevcut şartlar göz önünde bulundurulduğunda, Ukrayna’nın her iki cephede de zafer kazanması olası görünmemektedir.

***

Mehmet Çağatay Güler

Araştırma Asistanı, Dış Politika Araştırmaları, Ankara
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörlüğü’nde araştırma asistanı olarak çalışmaktadır. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunudur. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Avrasya Çalışmaları Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini birincilikle tamamlamıştır. Roma La Sapienza Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi eğitimi almıştır. Hamburg Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tez araştırmalarında bulunmuştur. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde doktora eğitimine devam etmektedir.
Building a Nuclear Empire: Nuclear Energy as a Russian Foreign Policy Tool in the Case of Turkey adlı kitabın yazarı olan Güler İtalyanca, Rusça ve İngilizce bilmektedir. Rus iç ve dış politikası, Kafkasya, Orta Asya siyaseti, Avrasya jeopolitiği, enerji ve su politikaları konularında çalışmaktadır.
[UHA Haber Ajansı, 06 Nisan 2021]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.