İP’li Yavuz Ağıralioğlu, “İYİ Parti asla terörle ilişkilendirilemez”

Akit Gazetesi köşe yazarı Zekeriya Say, ‘Ateş düşürür, gaz alır ama istifa etmez!’ başlıklı yazısında İP’li Yavuz Ağıralioğlu’nun uzun yıllar şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun partisi BBP’de siyaset yaptıktan sonra, milliyetçi-muhafazakâr makyajla kurulan İyi Parti’nin İstanbul milletvekili olarak Meclis’e girdiğini hatırlattı.
Zekeriya Say yazısında, Yavuz Ağıralioğlu’nun seçim sonuçlarını değerlendirmek için Afyonkarahisar’da toplanan İP’in ilk kampında, “Partimizi kasıtlı olarak itildiği CHP tabanından çıkaracak, İYİ Parti’nin kendi dilini belirleyeceğiz” şeklinde beylik laflar ettiğine vurgu yaptı.
Yazarı Zekeriya Say, “Kendisi kürsüde konuşurken, proje parti İP’te ilk kavga patlak verdi. Toplantıya katılan İP’liler birbirine girdi. Eleştirilerin, küfürlerin havada uçtuğu kavgada, yaralananlar, burnu kırılanlar oldu.
Kavgayı bahane eden Meral Akşener, önce göstermelik olarak istifa etti ve kurultayda aday olmayacağını söyledi, sonra da sözde delegeler tarafından aday gösterildiği bahanesiyle yeniden ve daha güçlü bir şekilde koltuğuna kavuştu” dedi.
“Afyonkarahisar’daki “çalıştay” görünümlü “dizayn” operasyonu sonrası, İyi Parti’nin kuruluş sürecinde yer alan Yusuf Halaçoğlu, Özcan Yeniçeri, İsmail Ok, Vedat Yenerer, Seyit Yücel, Ümit Özdağ, Tamer Akkal, Hayrettin Barut, Tuba Vural, İsmail Koncuk ve Ali Türkşen gibi isimler partiden tasfiye edildi” diyen Akit Gazetesi köşe yazarı Zekeriya Say, Ağıralioğlu’nun ise, “Kökleşme sürecinde bu tür sancılar olur” diyerek, partideki yerini sağlamlaştırdığına dikkat çekti.
Operasyon sonrası Türk milliyetçilerinden arındırılan İyi Parti’nin, ismi FETÖ’yle anılanların, eşcinsellerin haklarını savunanların üssüne dönüştüğünün altını çizen Zekeriya Say, geriye İP’i, PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin taleplerine boyun eğecek kıvama getirmek kaldığını yazdı.
Yazar Say yazısında, Yavuz Ağıralioğlu’na da “tabanın ateşini düşürme” rolünün verildiğine değinerek, “Demokrasinin yolu Diyarbakır’dan geçer” diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na, “yolun meclisten geçtiğini” Ağıralioğlu’nun hatırlattığını ifade etti.…
İYİ Parti ile HDP’nin 6’lı masa etrafında kümelendiği gün gibi ortadayken, Yavuz Ağıralioğlu’nun, “Şer ittifakı içinde gösterilmekten bıktık”, “İYİ Parti asla terörle ilişkilendirilemez” şeklindeki cümlelerle partisini akladığının altını çizdi.
İyi Parti’yi, “Bizim desteğimizle Meclis’e girdiniz” sözleriyle yerden yere vuran HDP’li Kurtulan’a laf yetiştirme vazifesinin de Ağıralioğlu’na düştüğünü dile getiren Zekeriya Say, Yavuz Ağıralioğlu’nun ise, adeta “ablası” Meral Akşener’in “can simidi” olduğun belirtti.
““S-400’ler Saray’ı (Erdoğan’ı) korumak için alınıyor” diyerek, CHP ile aynı seviyeye düşen Akşener’i, “Biz, S-400 meselesini kendi güvenliğimiz için yaptığımız bir hamle olarak görüyoruz” sözleriyle, düştü çukurdan çekip çıkardı” diye yazan Akit Gazetesi köşe yazarı Say yazısına, şöyle devam etti:
“Yetmedi.. “İlan ediyorum, aldatmacaya inanan hiçbir kimseyle ortak paydam yoktur” diyen İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz’ın sözleri üzerine devreye girerek Başkan Erdoğan’ın ‘Türkiye İttifakı’ fikrine destek verdi.
“Durumu toparlamak” amacıyla yaptığı açıklamalar nedeniyle, “yetkisini” kullanan Akşener tarafından, “Grup Başkanvekilliği” görevinden alındı ama küsmedi. Bu kez “Parti sözcüsü” sıfatıyla vazifesini icra etti.”
CHP’li İbrahim Kaboğlu önderliğinde toplanan HDP ve İP’lilerin, ülkeyi 25 eyalete bölen “federasyon anayasasının taslağını” hazırlarken, Ağıralioğlu’nun; “CHP, HDP ile kurumsal olarak devam edeceğim diyebilir, ama biz bu bileşen içinde olmayız” açıklamasıyla, partisini bu durumdan kurtarmaya çalıştığını söyleyen Zekeriya Say, Yavuz Ağıralioğlu’nun, HDP temsilcilerinin ittifaka ilişkin açıklama yaptıkça, her seferinde devreye girerek, “Terörün gölgesinin düştüğü yerde biz olmayız” sözleriyle, milliyetçi tabanı konsolide ettiğini hatırlattı.
Ekrem İmamoğlu’nun, Meral Akşener ile Pervin Buldan’ın kadınlar gününü kutlamasına Akşener’in bile itiraz etmezken, Ağıralioğlu liderinin isminin HDP ile birlikte zikredilmesine tepki göstererek, sadakatini ispatladığını aktaran Yazar Say yazısında, şunları söyledi:
“Boş bulunup, “Biz olmasak mesela CHP ne kadar oy alabiliyor Cumhur İttifakı’ndan” dediğinde, ittifakına çomak soktuğu gerekçesiyle bir kez daha kızağa çekilince, istifa etmek yerine, bu kez “Görev verilir, alınır” sözleriyle liderinin kararına sadakat gösterdi.
Derken dün…Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin başını çektiği ve aralarında TİP ile EMEP gibi marjinal sol partilerin yer aldığı Emek ve Özgürlük İttifakı…
HDP ile işbirliği iddiaları için “safsata” diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu ve “HDP’nin olduğu masada biz olmayız. Bizim olduğumuz masada da HDP olmaz” diyen İP lideri Meral Akşener’in söylemlerine rağmen, güya “tarihsel sorumluluklarını yerine getirmek” adına 6’lı masanın ortak adayı Kemal Kılıçdaroğlu lehine “aday çıkarmayacaklarını” ilan etti”.
Masa altına gizlenen HDP’nin aslında masanın tam göbeğinde yer aldığının netleşmesiyle, Yavuz Ağıralioğlu’nun bir kez daha sahneye çıktığını ve partisini kurtarmak adına hem 6’lı masayı, hem HDP’yi, hem de Kılıçdaroğlu’nu bombaladığını hatırlatan Akit Gazetesi köşe yazarı Say, Ağıralioğlu’nun sözlerinden şöyle alıntı yaptı;
““Kurucusu olduğumuz masada bize pusu kurulmasından rahatsızız” dedi…
“Siz iktidara gelince ne yapacağı belli olmayan bir güce dönüşüyorsunuz” diyerek, CHP’nin güç zehirlenmesi yaşadığını söyledi.
“Biz terörün gölgesinin düştüğü yerde olmayacağız” diyerek, HDP ile olan ittifakı inkâr etti.
“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem yerine, güçlendirilmiş Kemal Kılıçdaroğlu modeli sunulmuş oldu” diyerek, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıktı.
Sonra, yine kendisinden bekleneni yaparak istifa etmedi.
“Güya partisinde kalıp itirazlarını sürdürecekmiş.”
Tabii, “Meral Ablasının talimatıyla gaz almaya, ‘ağrı kesici’ vazifesi görüp, milliyetçi tabanın ateşini düşürmeye devam edecek” diyecek halleri yok ya!”