İlhan KARAÇAY, akil bir gölge adam ile konuştu ve seçimlerin analizini en objektif bir şekilde yazdı -I-

*Hollanda’daki azınlıkların Wilders korkusu ne derece yerinde bir endişe?
*Hollandalılar son yirmi yılda, ılımlı olmaktan aşırı olmaya neden sıçradılar?
*Wilders’in Başbakan olma şansı ne kadardır?
*Yeşilgöz, Timmermans ve Omtzigt nereye koşuyorlar?
*Demokratik siyasetin, Türkiye ile Hollanda kıyaslaması ne durumdadır?
UHA / Europe İnternational News Agency
Türkiye, 31 Mart 2024’te yapılacak olan yerel seçimleri beklerken, Hollanda’da genel seçimler geçtiğimiz 22 Kasım günü yapıldı.
İki ülke arasındaki, seçim öncesi ve sonrasındaki hareketlerin bir kıyaslaması yapıldığı zaman, çok farklı uygulamalara şahit oluruz. Bunları dile getiren satırları aşağıda bulacaksınız.
Hollanda seçimlerinin ardından, Hollanda medyasında olduğu gibi, Türk medyasında da çeşitli yorumlar, iddialar ve varsayımlar yayınlandı. Hollanda’da Türk sosyal medyasında da olumlu ve saçma iddialar ve varsayımlar yer aldı. Türkler arasındaki çirkin tartışmalar da cabasıydı…
Acizane şahsımın yazdığı yorumlar, hem Hollanda hem de Türk kamuoyunda ses getiriken, yorumlarım Hollanda medyasında hem övüldü ve hem de yerildi. Övülen kesimler, Dilan Yeşilgöz ile Omtzigt’in dezavantajlarını anlatan bölümlerdi. Yerilen kesimler ise, Wilders, ve Hollanda halkına yayılan ırkçılık konularıydı.
Hollanda seçimlerinin sonucunu en iyi ve en objektif bir şekilde anlatabilmek için, akil bir kişi ile görüşmem gerekiyordu. Buldum böyle akil bir kişiyi. Ama bu akil kişi, kimliğini gizli tutma şartı koştu. “Benim kimliğimi gizli tutma isteğim, anlatılanları yazmanda zorluk çıkarabilir. Ama böylesi daha iyi” diyen bu akil kişiye ben de “Gölge adam” yakıştırmasını yaptım. Bu nedenle de akil kişinin fotoğrafını gölgeledim.
Aslında ben de, bu yazıda görüşlerimi belirtmek istiyordum.
Sonunda şu karara vardık:
Sorular ve cevaplar ikimizin birlikte yapacağı bir röportaja dönüşecekti.
İşte, kendim ve gölge adam ile birlikte düzenlediğimiz, alışılmamış bir söyleşi:

Özgür ve adil seçimler, demokrasinin temelidir ve her seçmenin tercihine ve liderlerin performansına saygı duyulmalıdır. Seçmenlerin tercihleri ve siyasi liderlerin taahhütleri arasındaki denge, siyasi süreçte her zaman önemlidir. Liderlerin toplumu bir araya getirme, sorunlara çözüm bulma ve halkın çıkarlarını temsil etme yetenekleri, seçmenlerin tercihlerini etkiler.
Her siyasi figürün veya partinin seçimlerde performansı değişebilir ve seçmenlerin beklentileri farklı olabilir. Bu süreçte önemli olan, siyasi liderlerin ve partilerin halkın ihtiyaçlarını anlama, onlara hizmet etme ve toplumun çeşitli kesimlerini temsil etme yetenekleridir.
Hollanda gibi demokratik bir ülkede, seçim sonuçları halkın tercihini yansıtır ve her seçmenin tercihine saygı gösterilmesi önemlidir. Politika yapıcılar, seçim sonuçlarını analiz ederek, toplumun beklentilerini anlamak ve onlara uygun çözümler üretmek için çaba sarf etmelidirler. Bu şekilde, siyasi süreç daha kapsayıcı ve toplumun genel çıkarlarına daha uygun olabilir.

Soru: Wilders’in seçim kazanmasının gerçek nedenlerini nasıl yorumlayabiliriz?
Sırf göç ve iltica istediği için değil, halkın rahatsız olduğu konulara da çözüm bulacağı sözünü vererek nasıl oy topladı?
Bir zamanlar Glimmerveen ve Janmaat’a hiç prim vermeyen Hollandalılar, şimdi neden aynı zihniyetteki adama oy verdier?
Cevap: Wilders’in seçimlerdeki başarısının altında birden fazla etken yatıyor. İlk olarak, göç ve iltica politikalarına odaklanması elbette önemli bir faktördür. Bu konular, birçok Hollandalının endişe duyduğu ve çözüm beklediği önemli meseleler arasında yer alıyor. Wilders, bu konulardaki sert tutumu ve net mesajlarıyla bu endişeleri dile getirerek bazı seçmenlerin dikkatini çekiyor ve onların desteğini alıyor.
Ancak, sadece göç ve iltica politikalarına odaklanmak yetmez. Wilders’in başarısının arkasında, halkın genel olarak rahatsız olduğu konulara dair çözüm önerileri sunması da yatıyor.
Örneğin, ekonomik zorluklar, güvenlik endişeleri, kültürel değişim gibi alanlarda da çözüm vaatleri sunması ve bu konularda politika önerileriyle ortaya çıkması, geniş bir seçmen kitlesinin ilgisini çekiyor.
Glimmerveen ve Janmaat gibi geçmişteki aşırı sağ liderlere gösterilen ilgisizlik veya destek eksikliği, zamanla değişmiştir. Toplumların politik görüşleri ve öncelikleri zamanla evrilebilir. Hollanda’da veya herhangi bir ülkede siyasi tercihler zaman içinde değişebilir ve insanlar fikirlerini, endişelerini veya beklentilerini farklı siyasi figürlere yönlendirebilir.
Ayrıca, politik atmosfer, küresel veya ulusal olaylar da seçmenlerin tercihlerini etkileyebilir. Örneğin, güvenlik konularındaki uluslararası gelişmeler veya ekonomik dalgalanmalar gibi olaylar, seçmenlerin tercihlerini etkileyebilir ve belirli bir siyasi figürün desteğini artırabilir.
Son olarak, iletişim ve propaganda da önemli bir etkendir. Wilders, etkili iletişim stratejileri kullanarak, vaatlerini, endişelerini ve çözüm önerilerini geniş kitlelere ulaştırarak destek kazanıyor.
Bu tür siyasi değişimlerin nedenlerini belirlemek genellikle karmaşık bir süreçtir ve tek bir sebebe indirgenemez. Çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle siyasi tercihler ve destekler değişebilir.

Soru: Peki, bu duruma göre Wilders’in koalisyon hükümeti kurma şansı ne kadardır? Bu konuda nasıl bir yorum yapabiliriz?
Cevap: Wilders’in koalisyon hükümeti kurma şansı, pek çok faktöre bağlıdır ve karmaşıktır. Hollanda’da çok partili bir sistem olduğundan, hükümet kurmak genellikle birden fazla partinin katılımını gerektirir ve çoğunluk koalisyonu oluşturmak zordur. Wilders’in partisi, diğer büyük partilerle genellikle ciddi politik farklılıklar nedeniyle koalisyon görüşmelerinde zorluklar yaşayabilir.
Geert Wilders liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV), diğer geleneksel partilerle sıklıkla uzlaşma sağlamakta zorlanmıştır. Wilders’in politikaları ve sert tutumu, diğer partilerle koalisyon oluşturmayı zorlaştırabilir. Özellikle göç ve iltica politikaları gibi konularda farklılıklar büyük olabilir ve bu da ortak bir zemin bulmayı zorlaştırabilir.
Ayrıca, Hollanda’da siyasi partiler genellikle diğer partilerle koalisyon görüşmelerinde uzlaşma yoluna gitmek yerine, birkaç küçük partinin katılımıyla geniş koalisyonlar kurma eğilimindedir. Bu durumda da Wilders’in partisinin diğer partilerle işbirliği yapma şansı daha da azalabilir.
Ancak, siyasi manzara değişkendir ve siyasi partiler bazen beklenmedik ittifaklar kurabilir. Önemli olan seçim sonuçları ve partiler arasındaki müzakere süreçleridir. Wilders’in partisinin seçimlerdeki performansı, diğer partilerle ilişkileri ve hükümet kurma konusundaki isteği, gelecekteki olası bir koalisyon için belirleyici olabilir. Ancak, şu an için Wilders’in koalisyon hükümeti kurma şansı oldukça zor görünmektedir. (DEVAM EDECEK-Dilan Yeşilgöz)
Yorumlar