Diş hekimi Figen Şencan, “Diş tedavilerinde Avrupa’nın parlayan yıldızı Türkiye”

İSTANBUL – UHA HABER / Diş hekimi Figen Şencan, ülkemizde sağlık turizminin bileşenlerinden ağız ve diş sağlığı gün geçtikçe değer kazanıyor ve yabancıların tedavi taleplerinin de giderek arttığını söyledi.
Diş hekimi Figen Şencan, (UHA) TÜRKUAZ Uluslararası Haber Ajansı‘na yaptığı açıklamada, Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2021 yılında ülkemizin 1 milyon civarında yabancı hastayı ağırladığını, 2023’te ise 1,5 milyon hasta ve 10 milyar dolar gelir öngörüldüğüne dikkat çekti.
Diş hekimi Figen Şencan
“Türkiye ağız ve diş sağlığı konusunda, diş hekimlerimizin tecrübesi, sahip olduğumuz ileri teknoloji, hızlı ve kaliteli tedavi süreci ile Avrupa’nın gözdesi haline geldi” diyen Diş hekimi Şencan, “Ayrıca sağlık turizminde vize kolaylığı, coğrafi konum, uçuş maliyetlerinin düşüklüğü, yüksek kurun sağladığı fiyat avantajıyla birlikte Avrupa vatandaşları açısından ülkemizin cazibesi artıyor. Diş tedavisinde dünya standartlarının üzerinde” olduğunu açıkladı.
Yabancıların ilgisi artıyor
Diş hekimi Figen Şencan, Diş tedavilerinde yurtdışından Türkiye’ye artan yoğun bir ilgi olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin sağlık turizminde son 10 yılda ciddi yatırımlar gerçekleştirdiğini, Ülkemizin dental turizm anlamında insan kaynağı, diş hekimi, yetki ve yeterlilik anlamında hiçbir eksiği olmadığının altını çizdi.
Artık dünyanın her yerinden birçok farklı ülke vatandaşı sağlıkta ülkemizi tercih ettiğini ifade eden Diş hekimi Şencan, “hastalarımızın yüzde 80’i yabancı ülke vatandaşlarından oluşuyor. Sağlık hizmetlerinin çok pahalı olduğu Avrupa Birliği ülkeleri Almanya, Fransa, Hollanda ve ABD’den tedavi olmak için Türkiye’ye gelenlerin sayısı artıyor. Diş tedavileri için ülkemizi ziyaret edenlerin memnuniyet oranı yüzde 90’lara ulaşmış durumda” olduğunu hatırlattı.
Dental tedavilerin genellikle yüksek maliyetli olduğuna vurgu yapan Diş hekimi Figen Şencan, “hastalar ortalama kişi başı 5.000 Euro civarında harcama yapıyor. Sağlık turizmi için gelen turistler, normal turistin beş katı kadar döviz bırakıyor ve sadece tedavi olup dönmüyor. Hem konaklıyor, tatil yapıyor hem tarihi yerleri geziyor. Bu yüksek potansiyelimizle elde ettiğimiz başarılarımızdan çok daha fazlasını yaparak sağlık turizminde ilk sıralara yerleşebileceğimiz inancındayız” dedi.
Öncelikli tercihler implant, protez ve gülüş tasarımı
Yabancıların öncelikli tercihleri hakkında bilgi de veren Diş hekimi Şencan, Sağlık turizminin yalnızca fonksiyonel diş tedavileri açısından değil, estetik kaygılarla kozmetik diş hekimliği alanında da ilgi gördüğünü dile getirdi.
Diş hekimi Figen Şencan, “Dijital diş hekimliğinin en önemli avantajlarından biri estetik gülüş tasarımı yapılabilmesi. Protetik ve restoratif tedavileri içinde barındıran ‘Gülüş Tasarımı’ için çok fazla talep var. Mikro kamera yardımı ile üç boyutlu hale dönüştürülen dişler üzerinde, bireyin yüz ve ağız yapısına uygun olarak, sanal aşındırma, ekleme, kontur değişikliği yapılabilmesine olanak veren teknolojiler kullanıyoruz” dedi.
Dişlerin bitmiş hali kurgulanarak bireyin gerçek yüz fotoğrafı ile uyumlanarak restorasyon bitmeden önce ekranda görülebildiğini belirten Diş hekimi Şencan, “Gelişen teknoloji implant tedavilerinin başarısını da artırdı. Bilgisayar ile klinik ortamda diş tedavileri kısa sürelerde bitirilebiliyor. Ülkemizde ağız ve diş cerrahisi (İmplantoloji) ve protez tedavisi (Protezler, kuronlar, lamineler) başta ihtiyaç duyulan her türlü tedavi uygulanmakta. Türk diş hekimleri olarak yüksek teknolojimizle, makul fiyatlarımızla, hızlı tedavi süreciyle çok kısa süreler içerisinde sorunlara çözüm üretiyoruz”dedi.
Ağız ve diş sağlığında bunlara dikkat
Diş hekimliğinde 25 yılı geride bırakırken en sık gözlemlediği hatanın ihmal olduğunu, insanların basit bir şekilde çözülebilecek problemleri erteleyerek zamanla çok daha zor durumda kaldıklarına sıklıkla şahit olduğunu belirten Diş hekimi Figen Şencan, ağız ve diş sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışlara da dikkat çekti.
Çürükler en başta müdahale edildiğinde küçük bir dolguyla diş kaybetmeden kolayca sorunların çözülebildiğini açıklayan Diş hekimi Figen Şencan, şunları söyledi:
“Ama ihmal edince o çürük büyüyerek kanala kadar gidiyor ve sonucunda daha ciddi ve zorlu tedavi süreçleri yaşanıyor. Dişlerin çok sert fırçalanması ya da fazla diş macunu kullanılması da en sık yapılan hatalardan. Kaliteli fırça kıllarına sahip, orta sertlikte, hijyenik fırçalar seçmelisiniz ve bu fırçalar 6 aydan fazla kullanılmamalı. Özellikle diş taşı temizliğine gelen hastalar ‘Diş taşı temizliği yapılırken, dişlerimiz zarar görecek mi? Ben daha önce işte hiç yaptırmıyordum. Bir kere yaptırdım sanki daha çok diş taşım oluştu’ gibi yersiz endişelerle geliyor. Diş taşı temizliği sağlık açısından bir zorunluluktur. Normalde dişlere düzenli bakım uygulandığında diş taşı oluşmaz” dedi.
Diş hekimi Figen Şencan, Bakteri plağının dişlerden ve diş etlerinden uzaklaştırılmadığında kemik erimeleri, diş eti kanamaları ve daha birçok ciddi sıkıntıya sebep olabileceğine de dikkat çekerek, hastaların diş etleri kanadığında ise daha sık fırçalayıp o ödemi atması gerekirken tam tersine diş etlerinden iyice uzaklaştıklarını ifade etti.
“Sonucunda daha çok ödem oluşuyor ve daha da fazla kanama başlıyor” diyen Diş hekimi Şencan, “En önemli konulardan birisi de koruyucu diş hekimliğinin gelişmesi gerekliliğidir. İnsanlar bir şikayetleri olmasa da check-up gibi yılda 2 kez diş hekimine giderek kontrollerini yaptırmalı. Çocuklarımızı ise üç yaşından itibaren muhakkak pedodontiste yani çocuk diş hekimine götürüp diş hekimliğiyle tanışmasını sağlamalısınız” dedi.
HABER : Tuğrul Mercan
[UHA Haber Ajansı, 03 Şubat 2022]