Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nı açıkladı

ANKARA – UHA HABER / Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 2053’te bölünmüş yol ağının 38 bin 60 kilometreye, demiryolu hat uzunluğunun da 28 bin 590 kilometreye çıkarılacağını, havalimanı sayısının da 61’e yükseltileceğini açıkladı.
(UHA) Uluslararası Haber Ajansı‘nın haberine göre, Bakanı Adil Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Lojistik Master Planı-Ulaştırma 2053 Vizyonu Lansmanı’nda konuştu.
Türkiye’yi “dünyanın ilk 10 ekonomisi” içinde hak ettiği yere kavuşturmak için çalıştıklarını belirten Karaismailoğlu, “Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, 20 yıldır neyin sözünü verdiysek inşa ettik, neyi hayal ettiysek milletimizin hizmetine sunduk. Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde yürüdüğümüz ‘Büyük ve Güçlü Türkiye’ hedefimizde tek pusulamız ‘milletimiz’ oldu. Bu yolda, bu hedefe başarıyla yürüdük. Devlet aklı ile planladık. ‘Ortak akıl’ ile istişare ettik. Akıl gücü ile inşa ettik ve dev eserlerimizi milletimizin hizmetine gururla sunduk. Bizi yatırımda, üretimde, ihracatta, istihdamda dünyanın en büyükleri arasına yükseltecek dev projelerimizi tamamlayarak hem ecdadımıza saygımızı sunmayı hem de gençlerimize, geleceğimize en güzel armağanları vermeyi başardık. ‘Kamu özel iş birliği kazandırır’ dedik; bu model aracılığıyla ile doğu-batı ayrımını ortadan kaldırdık. Türkiye’mizin dört yanına aynı anda yatırım yapma imkanına kavuştuk” diye konuştu.
MİLLETİMİZİN GÜVENİ VE ÜLKEMİZİN POTANSİYELİ İLE BİZDEKİ TÜRKİYE SEVDASI BİRLEŞTİ
Bu modelle yeniden ele alınan Antalya Havalimanı ile 765 milyon avroluk yatırım, Hazine’ye 8 milyar 550 milyon avroluk da kira bedeli kazandırıldığını kaydeden Karaismailoğlu, bunun 2 milyar 138 milyon avroluk bölümünün Hazine’ye girdiğini söyledi. Tüm ulaşım ve haberleşme modlarında entegre bir anlayışı benimsediklerini aktaran Karaismailoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ülkemizin her bir köşesindeki yatırımlarımız, bu yaklaşıma uygun biçimde ‘ana planımız doğrultusunda inşa edildi. Türkiye’mizi 20 yılda köy köy, kasaba kasaba, il il, bölge bölge birbirine bağladık. Bununla da yetinmedik. ‘Dünyayı Türkiye’ye bağladık’. 20 yılda ne dediyse yapmış, dev hizmetleri milletine sunmuş bir iktidarın gururunu ve özgüvenini taşıyoruz. Bu duygular ve milletimizin teveccühü bizi daha da kamçılıyor. Ülkemizin stratejik coğrafi konumu bize büyük avantajlar sağlıyor. Milletimizin güveni ve ülkemizin potansiyeli ile bizdeki Türkiye sevdası birleşti. Şimdiye kadar nasıl durmadıysak, bundan sonra da bizi kimse durduramaz. Yine devlet aklıyla hazırlanmış, ülkemizin önünü açacak 30 yıllık planlarımız hazır. 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı ile gençlerimizin aydınlık geleceğini, milletimizin refahını bugünden tayin edeceğiz. Bunun için var gücümüzle çalışacağız. Tüm ulaşım modlarını entegre bir yaklaşımla ele alarak, yolcu ulaşımı için en iyi alternatiflerin sunulmasını amaçladığımız 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı ile yük taşımacılığında da rekabetçi bir lojistik sektörün oluşturulması için gerekli adımlar ve stratejiler de ortaya konuldu.”
ULAŞTIRMA VE LOJİSTİK FAALİYETLERİNDE BÜTÜNSELLİĞİ SAĞLAYACAĞIZ
“2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planımız, odaklandığımız temel konular olan mobilite, lojistik ve dijitalleşme alanlarında vatandaşlarımızın beklentilerini karşılarken, Türkiye’mizin ekonomik gelişimine de üst düzeyde katkıda bulunacak” diyen Ulaştırma Bakanı Karaismailoğlu, Türkiye’nin yeni, hızlı ve konforlu bir altyapıyla daha sürdürülebilir, güvenli, çevreci, erişilebilir, kapsamlı, hızlı ve teknolojik olarak daha yenilikçi bir ulaştırma sektörüne sahip olacağını ifade etti.
Bu yenilenme sürecinin, ulaşım ve haberleşme alanlarında bütünsel kalkınma odaklı ve dünyayı Türkiye’ye entegre etmeyi hedefleyen iddialı bir süreç olduğunu vurgulayan Karaismailoğlu, “Ulaştırma ve lojistikte küresel ölçekte öncü, bölgesinde lider bir ülke olmak için ulaştırma ve lojistik faaliyetlerinde bütünselliği sağlayacağız. Ulaşım hizmetlerine adil erişimi artıracak ve altyapı kalitesini en üst seviyeye yükselteceğiz. Ulaştırma ve lojistikte etkinlik ve verimliliği sağlayacak, maliyetleri düşüreceğiz. Bu hedeflerimiz doğrultusunda 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı, kıtalararası kesintisiz bir ulaşım altyapısı tahsis etmemiz için kritik değerdedir” dedi.
ASYA İLE AVRUPA ARASINDAKİ TİCARETTEN ALDIĞIMIZ PAYI ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ
Büyük ve Güçlü Türkiye’nin inşasında pay sahibi olan projelerin, Türkiye’nin yatırım, üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme stratejisinin hayata geçmesi için gerekli altyapıyı sağladığının altını çizen Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu nedenle dünyanın lider ekonomileri arasına girme mücadelesinde son virajda yer alan ülkemiz için kritik önemdedirler. Bizler, 2053 vizyonumuz doğrultusunda, ülkemizin Asya ile Avrupa arasında 700 milyar doları aşan ticaretten aldığımız payı artırmayı hedefliyoruz. 4 saatlik uçuş mesafesiyle 67 ülkenin ve 30 trilyon dolarlık küresel ticaret hacminin merkezindeyiz. Bütün yatırımlarımızda, bu potansiyelden daha fazla faydalanabilmeyi amaçlıyoruz. 38 trilyon dolar gayrisafi milli hasılaya sahip ve 7 trilyon dolardan fazla ticaret hacmi bulunan bu ülkelerde, 1 milyar 650 milyon insan yaşıyor. Tüm bu hedeflerimiz ve coğrafi konumumuz, ulaşım ve iletişim stratejilerimizi küresel ve bölgesel şartlar ışığında her daim güncel tutma ihtiyacını Türkiye için vazgeçilmez kılıyor. Belirlediğimiz hedefleri, elbette devlet aklının gerektirdiği bir profesyonellikle, dünyanın gideceği güzergahı okuyarak oluşturuyoruz. Küresel ticarette en önemli belirleyiciler arasında yer alan nüfus artışı, lojistik hareketliliğini, dolayısıyla da ticaret hareketliliği direkt etkiliyor. Güncel veriler ışığında ilerlediğimizde Avrupa’nın yıllık ticaret hacmi 8,7 trilyon dolar olurken, Çin’in de yer aldığı Uzak Asya’da bu hacim 6,8 trilyon dolar olarak gerçekleşiyor. Geleceğin yükselen yıldızı Afrika’da ise Orta Doğu ile birlikte toplamda 2,05 trilyon dolarlık bir ticaret hacmi söz konusu. Dünya ticaret hacminin ise yüzde 82’si Avrupa, Uzak Asya ve Kuzey Amerika bölgelerinde gerçekleşiyor. Nüfus hareketliliğine baktığımızda ise, gelecekte ticaret hareketliliğinin nerede artacağına dair fikir sahibi olabiliyoruz. Birleşmiş Milletler, 2010-2025 yılları arasında en kayda değer nüfus artışının Güneydoğu Asya ve Sahra Altı Afrika’da gerçekleşeceğine işaret ediyor. Burada ise ülkemizin merkezinde bulunduğu, yükselen bir Avrupa-Asya-Afrika ticaret üçgeni bizim için en büyük global fırsatlar arasında yer alıyor.”
2050 YILINDA DÜNYA EKONOMİSİNİN YÜZDE 90’INDAN FAZLASI KENTSEL ALANLARDA ÜRETİLECEK
Küresel ticaretteki artış rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin ulaştırma ve haberleşme alanındaki ihtiyaçlarına karşı ne kadar isabetli adımlar atıldığını bir kez daha gözler önüne serildiğini kaydeden Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, “2020 yılında 12 milyar ton olarak gerçekleşen tüm dünyadaki ticaret hacminin, 2030 yılında 25 milyar tona, 2050 yılında 95 milyar tona ve 2100 yılında 150 milyar tona ulaşması bekleniyor. Küresel nüfus artışının en çok beklendiği bölgeler ile birlikte küresel ticaret artışındaki rakamları birleştirdiğimizde Türkiye’nin ortaya koyduğu ‘Orta Koridor’da küresel bir lojistik süper güç olma’ iddiasının ne kadar yerinde olduğu ortaya çıkıyor. Küresel nüfus artışının yanı sıra artan kentsel nüfus da hareketliliği ve ulaştırma ile ilgili gerçekleştirilecek yatırımların gidişatını belirliyor. Yine Birleşmiş Milletler rakamlarına baktığımızda, bugün yüzde 50’si kentte yaşayan dünya nüfusu için bu oran, 2050 yılında yüzde 70 olarak değişecektir. Bir başka deyişle dünya ekonomisinin yüzde 90’ından fazlası kentsel alanlarda üretilecektir. Bu artış bize gösteriyor ki dünyada ulaşıma yönelik talep 2050 yılına geldiğimizde iki katına çıkacaktır” diye konuştu.
[UHA Haber Ajansı, 06 Nisan 2022]