TOKİ Başkanı Ömer Bulut: İstanbul’un kurası da Mart ayında olacak…

Turkuvaz Medya Grubu’nun düzenlediği ‘Türkiye Yüzyılı Zirvesi & Para Sohbetleri’nin son paneli ise gayrimenkul sektörüne ayrıldı. ‘Yeni Yüzyılın Gayrimenkulü’ panelinde, TOKİ Başkanı Ömer Bulut, GYODER Başkan Yardımcısı Neşecan Çekici, KONUTDER Başkanı Altan Elmas, İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, Tasarruf Finansman Sektör Kurulu Başkanı Eyüp Akbal ve Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya, Takvim Gazetesi Ekonomi Müdürü Faruk Erdem’in sorularını yanıtladı.
Sosyal konutta İstanbul’un kurası Martta
TOKİ Başkanı Ömer Bulut, “Türkiye yüzyılı hepimizi heyecanlandıran bir süreç. TOKİ özellikle 2002 yılından itibaren konut ve konuta bağlı sektörlerde çok önemli atılımlar gerçekleştirdi. 1 milyon 180 bine yakın konut inşa etti. Bunun yüzde 90’ına yakını dar gelirli vatandaşlarımız için yapılan konutlar. Bu amacın tek sebebi Sayın Cumhurbaşkanımızın evi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana dek bu projeleri yürüteceğiz anlayışından kaynaklanıyor” dedi.
Bulut, şöyle devam etti: “Yatay mimari anlayışını Türkiye’ye getirdik. Dar gelir grubuna konut yapıyoruz, ama inanın üst gelir grubundaki konut kalitesinde konut üretebiliyoruz. Geçen yıl 7 milyon metrekare imarlı arsa üretmek suretiyle sektörün içerisinde olan binlerce firmaya arsa ürettik. Önümüzde yeni hedefler var. Özellikle yaz aylarında açıkladığımız sosyal konut Türkiye’de müthiş bir talep gördü. 72 ilde 250 binin 182 bininin kurasını çektik. Kalanların kuralarını da mart sonuna kadar çekmiş olacağız. İstanbul’un kurası da Mart ayında olacak. İlk bir ay içinde 5-6 bin konutluk projenin ihalesini yapıp temelini attık. Bugün 40 bine yakın konutun ihalesini yaptık.”
Maliyetleri de gösteren yeni pazaryeri geliyor
GYODER Başkan Yardımcısı Neşecan Çekici, “Sadece binaları değil geleceği inşa ediyoruz. Sürdürülebilir ve öngörülebilir konut üretimi ihtiyacı artmakta. Geleneksel ihtiyaçlar hızla değişiyor. Nüfusu büyük şehirlerde erişilebilir konut ihtiyacı çok artmış durumda. Bu sadece Türkiye’de böyle değil. Almanya ile başlayan bir durum bu” dedi.
Çekici, şöyle devam etti: “Sosyal konutla erişilebilir konut arasında da çok farklı noktalar var. Aslında sosyal konut sosyal bir yaklaşım, ama erişilebilir konut liberal koşullar altında tercih edilen yaşam alanını oluşturmaktır. Türkiye’de 2,3 milyon konut üretilebilirse ancak denge oluşabiliyor. Buna yenileme ve onarım yapılacak konutlar dahil. Yani burada arzı destekleme politikası şart. Kamuyla iç içe çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Pazaryerleri konusunda Türkiye’de 774 milyar liralık piyasa var. Bunun iki katı oranında ikinci el piyasası var. Bir pazaryeri kurmak istedik. Tüm üyelerimizin projelerini burada sergileyelim, endeksler oluşsun, üretici ufak ücretler ödeyerek bilgilere ulaşsın. Maliyetleri, arsa yüzdelerini de şeffaflıkla gösterebileceğimiz pazaryeri kavramı oluşturacağız. Üyelerimizden gelen tüm projeler burada sergilenecek ve çeşitli bilgilere ulaşım sağlanacak.”
Yeni evim kampanyası sektörü ateşledi
İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım ise piyasadaki fiyatlara ilişkin, “Biz projeleri üretirken başında lansman fiyatına satıyoruz ki bu maliyetine yakın bir fiyat oluyor. Geçtiğimiz dönemde şöyle yanıltıcı bir kanı oldu. Sektörde sıkıntılar oldu, inşaatçı işe devam etmek için zararına satış yaptı. Bu rakamlar doğru rakamlar sanıldı. Hatta fiyatlar daha da düşecek algısı oluşturulmaya çalışıldı. Netice gösteriyor ki demek ki bir fazla yokmuş. Neden rakamlar bu kadar yukarı çıktı. Çünkü o dönemde işlerini bitirmek isteyenler uygun fiyatlara sattılar. Ancak yeni başladıkları projeleri yeni maliyetlerle oluşturdular. Bugünkü rakamlar doğru rakamlar” dedi.
Her yıl 700 bin civarında konut üretilmesi gerektiğini belirten Durbakayım, “2004’teki Emlak Konut hasılat paylaşımı modeliyle Türkiye büyük nitelikli projelerle tanıştı. Büyük kurumsal firmalar aynı modeli kendi işlerinde de uyguladılar. Daha sonra bizim karşımıza yaptığımız hatalar çıktı. Projeleri çok lüks yaptık, saunalar, havuzlar, çok büyük masraflar getirdi. Bunlar aidatlar olarak yük getirdi, şimdi hatalarımızı düzeltiyoruz. Sektörde ciddi bir durgunluk, belirsizlik vardı. Yeni Evim kampanyası sektörü ateşledi. Sektör şu an bir dinamizm içinde. Sektöre canlılık ve ateşleme geldi. Bunun ürünlerini önümüzdeki dönemde göreceğiz. Burada beklentimiz tüm yükü kamu bankalarının üstlenmemesi, özel bankaların da işin içine girmesidir. Özel bankalar da taşın altına elini koysunlar.”
Kentsel dönüşümde daha iyi noktalara gelmeliyiz
Konut üretmediklerini, tamamen tasarrufa dönük bir çalışma sistemleri olduğunu anlatan Tasarruf Finansman Sektör Kurulu Başkanı Eyüp Akbal da “2015 yılında sektöre yeni firmaların katılmasıyla bir canlılık başladı. 2015-2020 yılı arasında sektör büyümesi yüzde 800’leri buldu. Kendimizi sistemin TOKİ’si olarak değerlendiriyoruz. Biz de bu modelle insanları konut, işyeri ve araç sahibi yapıyoruz. Geçtiğimiz ağustos ayında BDDK faaliyet izniyle altı firma sektörde yerini aldı. Toplam şube sayısı 419, aktif büyüklüğümüz 75 milyar. Öngörüm, önümüzdeki dönemlerde bu rakamların 150-200 milyarları bulması” dedi.
Artaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya ise, şöyle konuştu: “İnşaat sektörü denince TOKİ bizim lokomotifimiz. TOKİ’nin 2003 yılında başlayan hamlesiyle hasılat paylaşımını, büyük kapasiteli inşaat yapmayı öğrendik. Ülkemiz bambaşka bir yere geldi. Yılda 700 bin konut lazım. Yapacağız, ama bizim arsamız yok, geliştiremiyoruz. TOKİ ve Emlak Konut katkılarıyla arsa üretimiyle bir noktaya geliyoruz. Kentsel dönüşümde ülkemizi daha iyi noktalara getirmemiz lazım, biz deprem kuşağının ortasındayız.”
Gazeteci* Hatem VURAL