Ticaret Bakanı Muş, “Yıl sonu ihracatımıza 250 plus diyeceğiz, plus’ın ne olduğunu pazartesi göreceğiz”…

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Turkuvaz Medya Grubu’nun Sabah Gazetesi tarafından düzenlenen, Türkiye İhracat Seferberliği Eğitim Hizmeti İhracatı Zirvesi’ndeki konuşmasında, Önümüzdeki hafta yapılacak yıllık ihracat rakamları açıklaması öncesi, yıllık bazda ihracat rakamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Yıl sonu ihracatımıza 250 plus diyeceğiz, plus’ın ne olduğunu pazartesi göreceğiz”
Bakan Muş, “250 plus diyeceğiz, plus’ın ne olduğunu pazartesi göreceğiz. Bizim dünya ihracat ortalamasının üzerinde ihracat yapma kabiliyetimiz var. Özellikle son 2 yılda da dünyadan daha çok arttırmışız biz ihracatımızı, bu yeteneğimiz var. Dolayısıyla önümüzdeki 2023-2024-2025 yıllarıyla alakalı hedeflerimizi biz yine bu yıl ki rakamın üzerine koyarak gideceğiz. Bizim bütün hedefimiz geldiğimiz noktanın gerisine değil, üzerine koyarak gitmek, fakat bu belirsizliklerin biraz berraklaşması lazım, biraz herkesin önünü görebilmesi lazım. O oluşursa biz çok daha hızlı bu performansımızı sürdürürüz.” ifadelerini kullandı.
[Ticaret Bakanı Mehmet Muş]
Türkiye’nin eğitim hizmeti ihracatına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Muş, Bakanlık bünyesinde bu alanda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Muş, Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü’ne yaklaşık 400’ün üzerine uzman yardımcısı alacaklarını ve burada bulunan yapıları güçlendireceklerini dile getirerek, hizmet ihracatına özel bir önem atfettiklerini anlattı.
Türkiye’nin hizmet ihracatındaki payını her geçen gün artırdığına dikkati çeken Muş, “Mevzuatımızı buna göre güncelliyoruz, teşviklerimizi buna göre güncelliyoruz, iş dünyasının gündemin, buna göre şekillendiriyoruz. Dolayısıyla biz buradan alacağımız payı önümüzdeki dönemde çok daha fazla artıracağız. Zaten 2023’te hizmet ihracatını 100 milyar doların üzerine çıkaracağız. Artık biz ihracatı konuşuyorken sadece mal ihracatını değil mal ve hizmet ihracatını konuşuyor olacağız. Eğitim ihracatında da yeni yeni pay almaya başlıyoruz, buradaki sorunlara ve ihtiyaca göre düzenlemelerimizi güncelleyeceğiz. Sektörü geliştirme adına biz bakanlık olarak ne kadar destek verilmesi gerekiyorsa bunu vereceğiz.” diye konuştu.
Bütün dünyanın şu an enflasyonist bir ortamda bulunduğuna dikkati çeken Muş, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada durumun böyle olduğunu ve bunun çeşitli sebepleri olduğunu anlattı.
Küresel ölçekte yaşanan enflasyon sorunun sebepleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Muş, şunları kaydetti:
“Pandemiden dolayı üretime ara verildi, talep ertelendi. Şimdi üretim ertelenen talebi karşılayamıyor. O dönemde inanılmaz likidite veridi piyasaya, o verilen likiditeden dolayı enflasyon bütün dünyada çığrından çıktı. Dolayısıyla bir kere resmin büyüğü bu. Bu enflasyonist ortamlarda ya küçülmeyi göze alacaksınız ya da hem bir taraftan büyümeyi tutacaksınız, bir taraftan enflasyonu kontrol altında tutmaya çalışacaksınız. Küçülme bizim istediğimiz bir şey değildi zaten. Şimdi bir tarafın büyümeyi sağlamak istiyoruz, bir taraftan da bu enflasyonu tutmak, artış hızını kesmek istiyoruz, kontrol altına almak istiyoruz. Kolay bir iş değil, bunu yaparken tabii zorlanıyorsunuz. Bunu yapıyorken piyasa içerisinde bazen izah olmayacak durumlarla karşı karşıya gelebiliyoruz. Bizim aslında müdahale edeceğimiz alan burası. Şimdi enflasyonist ortamlarda fiyatların seviyesi sadece marketlerde değil, giyimde de artıyor, diğerlerinde de artıyor. Bunun bir kısmı ekonomik rasyonalite ile izah edilebiliyor.
İzah edilemeyen durumu, işte bir kartelleşme varsa, bir ortak hareket etme varsa o zaman bu bizi ilgilendiriyor, orada müdahale ediyoruz. Rekabet hukukuna aykırı davranmışsa Rekabet Kurulu devreye giriyor, orada gerekli adımları atıyor, taahhütlerini alıyor, o yapılan işlemi bir daha yaptırmıyor. Ticaret Bakanlığı’nın yaptığı şey de genel bizim mevzuatımızda, Perakende Kanunu’muzda, cari hukukumuzda aykırılıklar varsa buna müdahale etmek, dolayısıyla yaptığımız şey bu. Bunu yapıyorken de bir dengede yapmanız lazım bunları, bir taraftan çünkü erişilebilirliği, piyasada ürünün ulaşılabilirliğinin bozulmaması gerekiyor çünkü vatandaşın rahat bir şekilde istediği ürüne piyasada ulaşıyor olabilmesi lazım. Her şeye rağmen Türkiye’de erişilebilirlikte, ne pandemi döneminde, ne sonrasında ne de şimdi hiçbir problem yaşatılmadı vatandaşa.”
Bakan Muş, tedarik, üretim, lojistik mekanizmasının, dağıtım sisteminin çalıştığını ve burada bir sorun yaşanmadığının altını çizerek, aykırılıklar, makul olmayan, piyasanın kendi dengesi içerisinde, kendi yapısı içerisinde izahı zor durumlar olursa iki tane enstrümanla bunlara müdahale ettiklerini dile getirdi.
Market yöneticileri ile olan görüşmeye atıfta bulunan Muş, şu bilgileri verdi:
“Görüşme yaptık market yöneticileri ile. Dediğim gibi bu sadece market meselesi değil, enflasyonist ortam olduğu zaman manavda da oluyor, tek bir şubesi olan bakkalda da olabiliyor. Ama bunlar daha büyük oldukları için alım güçleri, piyasadaki oyuunculuk güçleri daha güçlü olduğu için bunlarla daha rahat takip edebiliyoruz. Dolayısıyla biz talep ve beklentilerimizi ilettik. Türkiye serbest piyasa iklimindedir, piyasa ekonomik kurallara göre işler ama bazen de akılla izah edemediğimiz durumların oluşmasını arzu etmiyoruz. Dolayısıyla konuştuğumuz, onlardan beklentimiz, talebimiz bu.
Kimsenin ticaretine bir müdahalede bulunduğumuz yok. Kimsenin işine, alışına, satışına karıştığımız bir durum söz konusu değil. Türkiye demokrasi yönetilen bir ülke ve serbest piyasa ekonomisini benimseyen bir ülke. Ama dediğim gibi bu kurallar çerçevesinde akılla izah edilemeyecek, piyasa dengesiyle bile izah edilemeyecek durumlar olursa bunların oluşmasını arzu etmiyoruz. Bu konuda, verdiğimiz bu mücadelede, onların da bu işin bir tarafı olmasını beklediğimizi konuştuk. Onların da bu mücadelede elinden geleni yapacağını düşünüyoruz.”
[UHA Haber Ajansı, 01 Ocak 2023]