<>.theiaStickySidebar:after {content: ""; display: table; clear: both;} ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
07:22 Samsun Yurt Savunma (SYS) Grup şirketleri’nden CANiK, gücünü Latin Amerika’ya taşıdı!…
07:16 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) halkını kandırmaya devam ediyor!…
07:11 Limon Suyu Görünümlü Ürünlere Yasak Geldi: Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Tüketiciyi Koruyan Yeni Düzenleme…
06:59 Siyaset gündemini hareketlendiren Kılıçdaroğlu iddiası günlerdir gündemden düşmüyor.
06:55 Ziraat Bankası’ndan Nisan Ayına Özel Kampanya: Bankkart Kullanıcılarına 1.500 TL’ye Varan Bankkart Lira Hediyesi…
06:54 Marmaris’in 2019-2024 dönemi eski CHP’li Belediye Başkanı Oktay’ndan partisine sert tepki!…
22:04 Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Trump’ın yeni gümrük tarifelerin etkilenecek sektörlerin temsilcileriyle Paris’te bir araya geldi…
21:35 Fanatik Rum’lardan KKTC topraklarında provokasyon
19:57 Bisiklet turizminin önemli destinasyonlarından Antalya, Kemer ilçesi dağ, gravel ve e-bike bisikleti tutkunlarını bir araya getirecek…
19:32 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 Mart ayı enflasyon verilerine göre, Memur ve emeklilerin Temmuz zammını belli oldu!…
18:28 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özel’İn boykot çağrısına tepki gösterdi…
17:20 CHP’nin boykot listesi giderek genişliyor: Anadolu Ajansı ve DBL Entertainment da listeye eklendi!…
12:53 Kocaeli Kartepe’den Haberler!…
11:10 Gazeteci Serkan Borlak son yolculuğuna uğurlandı…
11:08 Türkiye toplam tahıl ürünlerinde 2023-2024 piyasa döneminde yurt içi üretimi ülkedeki talebi karşılama yeterliliği yüzde 111,9 olarak belirlendi…
10:43 Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Dijital bağımlılık riskine karşı çocuklarımızı korumak zorundayız”
09:13 Adalet ve güven temelli liderlik
07:37 Yeni neslin başarılı oyuncularından Hafsanur Sancaktutan, şu sıralar rol aldığı dizi için Kapadokya ve İstanbul arasında adeta mekik dokuyor…
06:51 Ramazan sonrası sağlıklı beslenmeye geçiş rehberi
00:57 Bayram tatilinin ilk 4 günü trafik kazalarında 34 kişi hayatını kaybetti
TÜMÜNÜ GÖSTER →

‘Siyasi erk ve belediyeler yapı denetim sisteminden çıkarılmalı’

‘Siyasi erk ve belediyeler yapı denetim sisteminden çıkarılmalı’
26 Mart 2023
131
A+
A-

Kahramanmaraş merkezli depremlerin neden olduğu yıkım, yapıların denetim süreçlerinde nerede hata yapıldığı sorusunu yeniden gündeme getirdi. 

Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Hatay
[Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Hatay   –  ©  Muhammed Enes Yıldırım/Anadolu Agency]

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı İnşaat ve Jeoloji Mühendisi Mehmet Emin Çelik Euronews Türkçe’ye Türkiye’nin yapı denetim sistemini, son depremlerin gösterdiklerini ve beklenen İstanbul depremine ilişkin olası riskleri anlattı.

Siyasi erkin ve belediyelerin yapı denetim süreçlerinden çıkarılması gerektiğini savunan Çelik, “imar barışı kararlarının sistemin altını oyduğunu” söyledi.

Çelik, deprem sonrası yapılacağı söylenen imar planlarına ilişkin de uyarılarda bulunarak “İlk etapta 30 bin bina yapılacağını söylüyorlar. Şudur, çok hızlı yaparsınız ama onlar da yıkılır. Yıkılmaması için zemin etüdünün iyi yapılması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Euronews: Yapı denetim süreçleri genel hatlarıyla nasıl işliyor, ne gibi zorunluluklar var?

Mühendis Mehmet Emin Çelik: “Türkiye’de 1999 yılına kadar yapı denetim yoktu. Bu iş daha çok mühendis ve mimarların gözetim ve denetimi altındaydı. 99 depreminden sonra 2001 yılında bir yapı denetim kanunu çıkarıldı. Ve yapı denetim kuruluşları adı altında kuruluşlar oluşturuldu.

Bu kuruluşlar yapının hem projesini hem de bu projenin doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığını denetleyen, yeri geldiğinde inşaatı durdurabilen yetkilere sahip kurumlar.

Bu süre içerisinde çeşitli değişimlere uğradı. İlk başta çok iyi çalışıyordu bu kurumlar. Sonra bazı gevşemeler yapıldı. Sonra bunun zararları görüldükten sonra tekrardan sıkılaşmalar yapıldı.

2019’dan sonra deprem yönetmeliği değiştirildi. Hem en iyi deprem yönetmeliğine sahibiz, Japonya’dan bile daha iyi bir deprem yönetmeliğimiz var. Hem de müthiş çalışan yapı denetim kuruluşlarımız var. Tabii aksaklıklar var, eksiklikler de var.

Bir yapı yapmak istediğinizde belediyeye gidiyorsunuz. Projelerinizi hazırlıyorsunuz. Ben şu projeyi burada uygulamak istiyorum diyorsunuz. Ve bakanlık size bir yapı denetim tayin ediyor. Şu kuruluş, kamu adına ve benim adıma sizi denetleyecek, diyor. Ücretini de yapı sahibinden alıyor. Yapı denetim denetimini yaptıkça bakanlıklar ücretini takdim ediyor ve işin bitiminde de belediyenin de kontrolüyle burada  yapıların iskan dediğimiz yapı kullanım izin belgesi veriliyor. Ve insanlar orada yaşayabiliyor artık. Bu teknik bir süreç. Ancak bu teknik sürece maalesef çeşitli siyasal süreçler dahil oluyor.”

2013 yılına kadar projeleri Mimarlar ve Mühendisler Odası onaylardı. Sonra bu yetki belediyelere verildi. Belediyeler siyasi kurumlar. Siyasi baskı altında odalar kadar rijit olamıyorlar.Bazen büyük bir proje geliyor. Bu proje nasıl geldi, diye soruyoruz. Başkanın imzasıyla geldiğini öğreniyoruz. Uygulanamayacak bir proje olduğunu görüyoruz ve iptal ediyoruz.

Mühendis Mehmet Emin Çelik, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı

Euronews: Belediyenin izin verdiği, başkanın imzasının olduğu bir proje, sizden geri dönmesi halinde yine belediyenin baskısıyla bir şekilde geçiyor mu yoksa son kararı siz mi veriyorsunuz?

Mehmet Emin Çelik: “Biz bu işi almıyoruz diyoruz ama bu iş başka birine gidiyor. Ama düzeltilerek mi gidiliyor yoksa düzeltilmeden mi gidiyor, onu bilemiyoruz. Mesela Avcılar Belediyesi’nde bize sürekli güçlendirme projeleri gelirdi ve biz hiçbirini almazdık. Çünkü kusur görürdük. Ve daha sonra geçen sene eylül ayında imar biriminde 17-18 kişi rüşvetten tutuklandı. Bu projeler bazı siyasi baskılarla, mahkeme süreci başladığı için bunu söyleyebiliyoruz, veya çeşitli menfaat elde etme amacıyla onaylanabiliyor.

Bu durum daha önce daha iyi bir koruma altındaydı, projeleri Mimarlar ve Mühendisler Odası onaylardı. Sonra bize gelirdi. Biz de onaylardık. Ve hayata geçerdi. Bizim çok güzel bir yapı denetim sistemimiz var. Ancak yapı denetim sistemimizin içerisinden siyasi erki, belediyeleri çıkarmamız lazım. Bu yalnızca yapı deneyim sürecinde de değil, mesela deprem toplanma alanlarının hepsinin imara açılması veya parsel bazlı imar planlarında da aynı.

yeniSafak

‘Bu imar barışı değil, imar katliamıdır’

Mehmet Emin Çelik: “Bir de şu var mesela bir yapı geliyor, biz yapıyı denetliyoruz, projeye uygun yapılmadığını görüyoruz. Ve yapıyı mühürlüyoruz, durduruyoruz. Sonra bir bakıyoruz ki yapı, belediyenin normalde sürekli onu gözetlemesi gerekirken bir şekilde yapılıyor. Ve buna elektrik veriliyor, su veriliyor. Bir iki sene içerisinde de imar affı, imar barışı çıkıyor. Bu yapı sanki denetimli süreçten geçmiş gibi yapı kullanım izin belgesini alıyor.”

Hiç yapı denetimsiz, kaçak yapılan yerlere devlet imar affıyla, imar barışıyla, kullanım izni veriyor. Bu, normal yapı denetimi yapan müteahhiti cezalandırmaktır. O bütün kurallara uygun yapıyor. Öbürü kurala uygun olmadan yapıyor. İkisi de aynı seviyeye geliyorlar. Bu ne yapıyor? Sistemin altını oyuyor.”

Mühendis Mehmet Emin Çelik ,Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı

Euronews: Biraz cesaretlendirmek gibi değil mi?

Mehmet Emin Çelik: “İmar barışı konusunda, ben barış kelimesinin burada kullanılmasından hicap duyuyorum. Bu imar katliamıdır. (Biz imar affı, imar barışı ifadelerini reddediyoruz. İnsanlık tarihinde on binlerce insanın ölümüne sebep olmamıştır.) İnsanlar da belediye buraya izin verdiyse devlete güvenerek orayı satın alıyor.

Kat irtifakı denen bir şey var. Siz belediyeden yapı kullanım izin belgesi almadan dairelerinizi satabiliyorsunuz. Halk da biraz daha uygun fiyatlı olduğu için bunları alıyor. Ve kredi de çıkıyor. Banka da bunu tanıyor, devlet de tanıyor. Yapı kullanım izin belgesi almamış bir yeri devletin tanımaması lazım. Çünkü orası henüz bütün şartları sağladığını ispatlamamıştır. Ama devlet  yapının yüzde 80’i tamamlandığı zaman satışına izin veriyor. Satın alan insanlarsa birkaç ay sonra yapı kullanım belgesi alamadığını görüyor. Ve bazen oralara hiçbir zaman yapı kullanım izin belgesi verilmiyor. Yine de yaşamaya devam ediyor insanlar. Devlet burayı tanıyor çünkü satışına izin veriyor. Tapu veriliyor.

Ancak bundan daha kötüsü var. Bunlar bir yere kadar yapı denetimine gitmiş. Hiç yapı denetimsiz, kaçak yapılan yerlere devlet imar affıyla, imar barışıyla, kullanım izni veriyor. Bu, normal yapı denetimi yapan müteahhiti cezalandırmaktır. O bütün kurallara uygun yapıyor. Öbürü kurala uygun olmadan yapıyor. İkisi de aynı seviyeye geliyorlar. Bu ne yapıyor? Bu sistemin altını oyuyor.”

yeniSafak

Euronews: İstanbul’da kentsel dönüşüme giren alanlar var. Peki kentsel dönüşüm kapsamında yenilenen binalar, her zaman işin kuralına uygun oluyor mu ? Beklenen depreme karşı dayanıklılar mı?

Mehmet Emin Çelik:“Yapı denetim süreci iyi işlememişse onlar da uygun olmuyor. Ama yüzde 90 oranda uygun olduğunu düşünebiliriz. Çünkü kentsel dönüşümlerde bakanlık bir nebze daha işin içinde. Belediyeler biraz daha dışında, merkezi otorite biraz daha işin içindedir. Düşük faizli kredilerle yapıldıkları için daha sağlam olduklarını söyleyebiliriz. Ama dediğim gibi bazı siyasi kararlar yüzünden… En basitinden size şunu söyleyeyim:Bizim İstanbul’da mikro ölçekli fay haritamız var. Yani fayın nerede olduğu belli. Binaların fayın üzerine yapılmaması lazım ama siyasi kararlar o fayın üzerine de yapılmasına izin veriyor.

Fay hattı üzerinde olduğu zaman istediğiniz kadar iyi yapın, bina depremde hasar alıyor. Fayın tam üzerinde, toprak kayıyor.”

Euronews: Birkaç metrelik farklar bile önemli, değil mi? 

Mehmet Emin Çelik: “Depremin büyüklüğü vardır, bir de depremin şiddeti vardır. Depremin büyüklüğü merkez üssünden ölçülür, 7.4 denir. Ancak bu bazı yerlerde 5 şiddetinde hissedilir. Bazı yerlerde 8 şiddetinde hissedilir. Daha yüksek de hissedilebiliyor. Bugün Hatay’ın Kahramanmaraş’tan daha fazla yıkılmasının sebebi bu.Merkez üssü aslında Hatay olmamasına rağmen Hatay’da daha yüksek şiddetle hissedildi.

Bu neye bağlı? Zemine bağlı. İyi bir zemin deprem dalgasını sönümler, dolayısıyla şiddetini düşünür. Kötü bir zemin deprem dalgasının olduğu gibi binaya yansımasına sebep olur.

Ben deprem bölgesine gittiğimde en çok yıkımın Hatay’da olduğunu gördüm. Bunun birinci sebebi çok fazla eski yapı bulunması olabilir, evet. Ama bizim ülkemizde her yerde eski yapı var. Ben bunun öncelikli sebebinin zemin olduğunu düşünüyorum. Ovada olması, Asi nehrinin kıyısında yapılmış olması ve buraya uygun, zemin etüdüne uygun binalar yapılmamış olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Hiç camı kırılmamış binalar da gördük biz.

2019 sonrası deprem yönetmeliğini harfiyen uygulayan binaların yıkılması çok zor. Böyle bir depremde bile o binalar ayakta kaldıysa…

Bu depremler normal değildi. Bazı hocalarımıza göre üç deprem oldu. Ve bunun bir tanesi Hatay’a çok yakın oldu. Biz normalde yapıları DD-2 (Deprem Yer Hareketi Düzeyi-2) kategorisindeki depremlere dayanıklı yaparız. Ancak bu deprem DD-1’den daha şiddetli bir depremdi. Bu da şu demek oluyor: Biz DD-2’ye göre yapıyoruz ama aslında DD-1’i de karşılıyoruz. Yıkılmamış binaları gördük.”

Bizim İstanbul’da bir de şöyle bir problemimiz var, İstanbul’da siz binadan sağlam bir şekilde çıksanız bile, arabanıza binip sokaktan çıkamıyorsunuz deprem anında. Çünkü toplama alanları yok, sokaklar sıkış sıkış. İstanbul’daki yapıların yüzde 51’i eski yapı. Ve eski yapıların da 7.4 gibi bir depremde ayakta kalması imkansız.

Mühendis Mehmet Emin Çelik, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı

Gizem Sade adlı kullanıcının profil fotoğrafı

Gazeteci* Gizem SADE, Freelance Journalist

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.