Muhalefetin Söylemini Kim Belirliyor?

Türkiye’nin saygın, güvenilir SETA bağımsız, tarafsız düşünce ve yayın kuruluşu Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin DURAN, “Muhalefetin Söylemini Kim Belirliyor?” başlıklı yazısında, İttifakların genişlemesinin her iki tarafta da eleştirel söylemleri öne çıkardığına dikkat çekti.
Prof. Dr. Burhanettin DURAN, yazısıyla ilgili olarak Uluslararası Haber Ajansı (UHA)‘ya yaptığı değerlendirmede, HDP’nin aday çıkarmamasının Kılıçdaroğlu’na destek olarak görüldüğünden Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakını 7li masa olarak niteleyip HDP ile nasıl bir pazarlık yapıldığını sorguladığının altını çizdi.
PKK ve FETÖ’nün Millet İttifakını desteklediği tezinin sadece iktidar cenahının gündemi olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Burhanettin DURAN, yazısıyla ilgili olarak Uluslararası Haber Ajansı (UHA)’ya yaptığı değerlendirmede, HDP’nin aday çıkarmamasının Kılıçdaroğlu’na destek olarak görüldüğünden Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakını 7li masa olarak niteleyip HDP ile nasıl bir pazarlık yapıldığını sorguladığının altını çizdi.
PKK ve FETÖ’nün Millet İttifakını desteklediği tezinin sadece iktidar cenahının gündemi olmadığını ifade eden Prof. Dr. DURAN, CHP’nin 2018’deki adayı İnce’nin de İYİ Parti’den istifa eden eski sözcü Ağıralioğlu’nun da Kılıçdaroğlu’nun toparladığı masa ve sofraya aynı suçlamada bulunduğunu belirtti.
Bütün bu eleştiriler olası bir Kılıçdaroğlu iktidarında PKK ve FETÖ terör örgütleriyle mücadelenin bırakılması ve Türkiye’nin doğu ve güney doğu illerinde özerkliğe gidecek bir sürecin başlatılması korkusuna işaret ediyor.
Prof. Dr. Burhanettin DURAN, “Millet İttifakını destekleyenler ise Yeniden Refah Partisi ve Hüdapar’ın Cumhur ittifakına katılımını eski bir söylemi dirilterek karşıladılar: “ilerici-gerici. ”Kemalist ve sol kesimlerin muhafazakâr-dindar kesime eskiden beri yönelttikleri bu “gerici” söylemi uzun zamandır tedavülden çıkarılmıştı. Zira “irtica” heyulasının uzantısı olan bu “ilerici-gerici” ayrımı CHP aleyhine çalıştı” dedi.
Yirmi yıllık iktidarında AK Parti reformları ve kalkınma hamlelerinin, bu ayrımın ne kadar anlamsız olduğunu ve hatta modern dünyaya uyum sağlayamayanların asıl otoriterin laikçiler olduğunu gösterdiğini dile getiren SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. DURAN, şunları söyledi:
“Şimdi tekrardan “gerici” tabirini AK Parti ve Cumhur ittifakı için canlandıranlar HDP ve sol çevreler. Demirtaş, “Taliban rejimi” nitelemesiyle muhalif söylemlere yol açtı, CHP medyası peşinden gitti. Yakında PKK-HDP çizgisinin “faşist” kelimesi CHP çevrelerinin diline tümüyle pelesenk olursa şaşırmayalım”.
“6284 sayılı yasa etrafındaki tartışma CHP medyasında muhafazakâr kadınları korkutmaya kadar vardı” diyen Prof. Dr. Burhanettin DURAN, Yeniden Refah Partisi (YRP) ve Hüdapar’ın ideoloji ve programlarının AK Parti ve Cumhur ittifakını bağlamadığının açık olduğunu, verdikleri destek için 6’lı masadakine benzer bir iktidar paylaşımı yapılmadığını ve buna rağmen yeni katılımlar sebebiyle AK Parti’nin kadınlara haklar bağlamında gerileme yaşatacağının iddia edildiğini açıkladı.
Prof. Dr. DURAN, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba akşamı A haber yayınında kendi yönetimi döneminde kadınların haklarının genişletilmesinden bahsederek “şiddet meselesi başta olmak üzere kadınlarımızın hakkına, hukukuna, onuruna yönelik hiçbir müdahaleye izin vermeyiz” açıklamasında bulunduğunu hatırlattı.
Erdoğan’ın “aileyi güçlendirme” amacının kadını zayıflatacak, şiddete maruz bıraktıracak bir arayış olmadığını ifade ettiğini söyleyen Prof. Dr. Burhanettin DURAN, “Aksine hem kadın haklarını pekiştirme hem de aileyi sapkın ideolojik dayatmalardan koruma niyeti var” dediğine vurgu yaptı.
SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. DURAN, Kılıçdaroğlu’nun adaylık dayatmasını mahalle linçi sebebiyle kabul etmek zorunda kalan Akşener ve partisinin masada zayıfladığına dikkat çekerek, “Bu da muhalefetin güç birliğinde CHP ve HDP’yi daha etkili hale getirdi. “Tek adam” söylemini bütün versiyonlarıyla tüketen muhalefet aslında bir süredir HDP’nin dilini kullanıyor. “Üçüncü yol” olma seçeneğini 6’lı masaya oturarak terk eden GP ve DEVA zaten Erdoğan eleştirisinde, CHP’nin “otoriterlik” söylemine teslim olmuştu” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun adaylığı netleştikten sonra CHP medyasının, akademisyenleri ve sanatçılarının muhalefeti hizaya getirme görevini üstlendiklerini dile getiren Prof. Dr. Burhanettin DURAN, önce masadan ayrılınca Akşener’i şeytan taşlar gibi taşladıklarını, bugünlerde de İnce’yi “ihanetle, sokağa çıkmamakla” suçladıklarını hatırlattı.
Prof. Dr. DURAN, HDP’yi marjinallikten kurtaran CHP çevrelerinin bu partinin laikçi-sol ideolojisi üzerinden “ilerici-gerici” ve “ihanet” muhabbetine geri dönmesinin, kimlik ve düşünce sefaletinin göstergesi olduğuna dikkat çekti.
Değerlendirmesinin sonunda Prof. Dr. Burhanettin DURAN, “Anlaşılan, HDP sadece radikal talepleri ile değil marjinal söylemleri ile de muhalefet cephesinde ağırlığını koyuyor” dedi.
Gazeteci* Ataner YÜCE