ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
10:43 Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Dijital bağımlılık riskine karşı çocuklarımızı korumak zorundayız”
09:13 Adalet ve güven temelli liderlik
07:37 Yeni neslin başarılı oyuncularından Hafsanur Sancaktutan, şu sıralar rol aldığı dizi için Kapadokya ve İstanbul arasında adeta mekik dokuyor…
06:51 Ramazan sonrası sağlıklı beslenmeye geçiş rehberi
00:57 Bayram tatilinin ilk 4 günü trafik kazalarında 34 kişi hayatını kaybetti
00:51 Kocaelispor Teknik Direktörü Taşdemir, Sakaryaspor maçının ardından UHA Haber’e açıklamada bulundu…
00:48 RTÜK Başkanı: Boykota destek veren kanallara gereği yapılacak
00:47 Bakan Yerlikaya, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez”….
00:22 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, bu yıl üçüncüsü Almanya’da düzenlenen ‘Küresel Engellilik Zirvesi’ne katılıyor…
00:08 2003-2004 Yılları arasında Batman Valiliği yapan eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, Batmalıların Ramazan Bayramı’nı kutladı…
00:05 Türkiye’nin seyir füzeleri: Sahne onların olacak
00:01 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP’nin boykot çağrılarının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
22:35 TRT ekranlarında yaşanan Aybüke Pusat krizinden sonra bir gelişme de ‘Bir Zamanlar İstanbul’ dizisinden geldi…
20:42 Bakan Bolat, CHP’nin boykot çağrılarına rağmen alışveriş yapanlara teşekkür etti
20:16 Bakan Uraloğlu: İnadına millî ve yerli her ürünü destekliyoruz
20:09 İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası CHP tarafından başlatılan ‘boykot çağrıları’ esnafta karşılık bulmadı…
19:49 Ticaret Bakanı Bolat TRT Haber’de: Bugün ekonomiye sahip çıkma günü…
18:50 TRT 1’de yayınlanan Teşkilat dizisinin başrol oyuncusu Aybüke Pusat, TRT’den kovuldu…
15:33 Ünlü Ziraat’in Bulgaristan’daki Yeni Fabrikasının Temeli Atıldı!
14:58 “Şirketler siyasi gündemin dışında tutulmalıdır”
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Ders alınır mı?

Ders alınır mı?
26 Şubat 2023
1.688
A+
A-

Deprem sonrasında uzman hocalarımızdan en çok duyduğumuz ifadelerden biri: “Ders almalıyız.” Aslında bunu her duyduğumda tüylerim diken diken oluyor. 

Prof. Dr. Hasan B. YALÇIN & İstanbul Ticaret Üniversitesi 

Bir sosyal bilimcinin, “Tanrı kolay soruları fizikçilere verdi” ifadesini hiç aklımdan çıkarmam. Ders almak veya benzeri hiçbir olgu, bina dinamiği hazırlamak kadar kolay bir iş değildir. Hangi kolona ne kadar yük yüklenebileceğini kolayca hesaplayabilirsiniz; ne olursa insanın ders çıkaracağını veya hangi dersi çıkaracağını yahut doğru dersi çıkarsa da ona uygun hareket edip edemeyeceğini bilemezsiniz. Çünkü insan denilen yaratık bir maddeden ibaret değildir. Fizikteki gibi bir birimlik kuvvet uyguladığınızda bir birim hareket edeceğini varsaymazsınız. İnsanı bir birim ittiğinizde bir birim de gidebilir iki birim de veya dönüp size bir yumruk atmayı da tercih edebilir.

Bu nedenle ders almak otomatik bir süreç değildir. İnsan kolay kolay ders almaz. Alsa da doğru dersi alıp almadığını bilemeyiz. Yine doğa bilimci hocalarımızın sandığı gibi bu sadece bizim toplumumuza ait bir durum da değil. Savaş tarihinden en bilindik örneği vereyim. İnsanlar Birinci Dünya Savaşı’ndan ders aldıklarını düşündükleri için İkinci Dünya Savaşı çıkmıştır. Çok büyük bir çoğunluğu yanlış dersi çıkardı ve bunlar Avrupa’nın pek kıymetli kafalarıydı.

Hele hele doğa bilimcilerimizin çapraşık ifadelerini duydukça ne dersi çıkaracağımızı anlayamıyorum. Mesela, “Yüksek bina sorun değildir” diyen de var yüksek binalardan şikâyet eden de. “Zemin çok önemli değil” diyeni de duydum. “Zemin en önemli unsurdur” diyene de rastladım. Bunlar öyle ayrıntı konular değil. En temel başlıklarda bile tuhaf bir kakofoni var.
Mesela ısrarla soruyorum. Kaç bina zemin nedeniyle yıkılıyor? Kaç bina mühendislik hatasıyla yıkılıyor? Kaç binada denetleme sorunu var? Yönetmeliğe uygun kaç bina yıkılmış? Elinizde istatistik veri var mı? Daha önceki örneklerden genellemeler yapabilir miyiz?
Bu sorulara maalesef cevap verene rastlamadım. Genelde “çoğu”, “bazısı”, “pek çoğu”, “kimisi” gibi muğlak ifadelerle karşılaşıyorum. Bence asıl sorun da burası. Bilim insanları bize ders almamızı önereceğine şu rakamları önümüze koysa belki biz de kendimizce bir ders çıkarabilirdik ama elde bir rakam olmadığı için neye odaklanacağımızı da maalesef bilemeyeceğiz.

Dahası üstten bir dil kullanarak, “Hâlâ zayıf binalarda denetimden kaçan bilinçsiz insanlar var” gibi ifadeler kullandıklarında acım iki katına çıkıyor. Bazı insanların sırf bilinçsizlik nedeniyle kendi canını tehlikeye atabilecek olduğunu düşünme duyarsızlığına sahip olmaları beni çileden çıkartıyor. Herkes tabii ki en güvenli evde yaşamak ister. Ama aynı insan çaresizlik durumunda birçok riski göze alabilir. “Doğrudur” diye söylemiyorum. “Gerçektir” diye söylüyorum. Bu gerçekliği göz ardı ederek hiçbir ders çıkartamazsınız. Benden söylemesi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.