Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Dünya 5’ten büyüktür itirazımıza daha fazla destek bulabiliyoruz”

Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Spor Salonu’ndaki AK Parti Seçim Beyannamesi ve Milletvekili Aday Tanıtım Toplantısı’nda partililere yaptığı konuşmada, “Dünya 5’ten büyüktür itirazımıza daha fazla destek bulabiliyoruz” dedi.
“DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR İTİRAZIMIZA DAHA FAZLA DESTEK BULABİLİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, büyük ve güçlü Türkiye’ye doğru giden her adımı zihinlerde örülmüş duvarları yıkarak kalplere salınan korkuları yenerek ayaklara vurulan prangaları kırarak attıklarını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geldiğimiz noktada, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik esaret çukuruna yeniden yuvarlanmamak için güçlü olmaktan, güçlü kalmaktan, gücünü artırmaktan başka çaresi yoktur. Üstelik buna sadece bizim değil, güvenlik ve tabiat tehditleri sebebiyle giderek dengesizleşen dünyanın da ihtiyacı var. Bu sebeple ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ itirazımıza her geçen yıl destek daha fazla büyüyor. Bu sebeple Rusya-Ukrayna savaşında her iki tarafla da görüşebiliyor, tahıl koridoru ve esir değişimi gibi somut ilerlemeler sağlayabiliyor, barış ihtimalini masada tutabiliyoruz. Bu sebeple Libya’dan Karabağ’a pek çok yerde, tüm dünyanın seyrettiği haksızlıkların düzeltilmesi için fiilen sahaya inip netice alabiliyoruz. Bu sebeple Balkanlar’da barışın sürmesinin ve uzlaşma yollarının açık tutulmasının garantisi hâline geliyoruz. Bu sebeple herkesin sırtını döndüğü mazlumlara kol kanat gerebiliyoruz, himaye edebiliyoruz. Bu sebeple Türk Devletleri Teşkilatı gibi stratejik adımlar atabiliyor, İslam âlemiyle iş birliğimizi kimseden icazet almadan güçlendirebiliyoruz. Bu sebeple Batı dünyasıyla ilişkilerimizde teslimiyetçi değil, hakkımızı, hukukumuzu savunan dik bir duruş sergileyebiliyoruz.”
“VEKÂLET SAVAŞLARININ DA SONU YAKLAŞIYOR”
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, sömürge ve zulüm üzerinde kurduğu güvenlik ve refah düzenini korumak için diğer toplumları asırlardır etnik ve inanç fay hatları üzerinden kontrol eden Batı’nın, artık kendi derdine düşmüş durumda olduğunu dile getirerek “Batı’nın durumu iyi değil, vay hâline. Ekonomik olarak yükselen ama siyasi rotası olmayan güçlerin hiçbiri, Türkiye’nin üstlendiği adalet, hakkaniyet ve vicdan üzerine kurulu misyonunu ikame edemiyor, edemez.” ifadesini kullandı.
Emperyalistlerin terör örgütleri üzerinden yürüttüğü vekâlet savaşlarının da sonunun yaklaştığını belirten Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Eğer Türkiye’nin ve 21 yıldır onun yönetiminde olan AK Parti’nin bir davası, bir vizyonu olmasaydı, tüm bunları soruyorum, konuşabilir miydik? Birileri gibi, ‘Ne işimiz var Karabağ’da, Libya’da, Suriye’de, Balkanlar’da, Akdeniz’de, Afrika’da’ deseydik, birileri gibi ‘Bu kadar yolu, barajı, elektriği, suyu, aracı, konutu ne yapacaksanız, toprağa mı gömeceksiniz?’ deseydik, birileri gibi, herkese duymak istediğini söylesek ama vesayetin, darbecilerin, terör örgütlerinin koltuğunun altından kalkmasaydık, kısacası karşımızdakiler gibi olsaydık, burada milletimizin huzuruna alnımız ak, başımız dik bir şekilde çıkabilir miydik?” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, gelecek dönemde ülkeyi ve milleti dünyada hak ettiği yere getireceklerini ifade ederek “Böylece, coğrafyamızın ve medeniyetimizin iki asırlık hüznünü asırlar boyunca sürecek sevince dönüştürme şerefine de nail olacağız.” dedi.
“AK PARTİ’NİN GELECEK TASAVVURU, GEÇMİŞİNDEKİ ESER VE HİZMETLERİN ÜZERİNE KURULUDUR”
Tarihin seyrinin, AK Parti’nin sadece dünün ve bugünün değil, yarının da partisi olduğunu gösterdiğini dile getiren Cumhurbaşkanımız Erdoğan, “Hep söylediğimiz gibi kökü mazide olan ati AK Parti’nin gelecek tasavvuru, geçmişindeki eser ve hizmetlerin üzerine kuruludur.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, AK Parti’yi kurarken “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dediklerinde birilerinin kendilerine istihzayla baktığını anımsatarak “Yine hatırlarsanız bundan 12 yıl önce 2023 hedeflerimizi açıkladığımızda, birileri yine bize dudak bükmüştü. Bizim 2023 hedefleriyle 12 yıl sonrasına kadar uzanan program ve proje yapabilmemizi akılları almayanlar, 2053 ve 2071 vizyonlarımızı duyunca tümden zıvanadan çıkmıştı. Ülkemizi doğrudan işgal hareketi olarak gördüğümüz 15 Temmuz darbe girişiminin ardından, yönetim sistemimizi değiştirecek tarihî bir reformu hayata geçirdiğimizde de aynı tepkiyle karşılaştık.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni yerden yere vuranlar, bugün aynı sistemi, ruhuna uygun olmayan at pazarlıklarıyla tepe tepe kullanmanın hesaplarını yapıyor. Çünkü bunların ülkenin ve milletin hayrını gözetmek gibi bir dertleri yok. Tek gayeleri, tıpkı eski Türkiye devrinde olduğu gibi, milletin derdini ve beklentisini istismar ederek bir avuç muhterise ikbal devşirmektir. Bunların siyaset derinliği, bırakınız çeyrek asırlık, yarım asırlık vizyonu, ertesi günlerini bile göremeyecek kadar sığdır.
Biz 2023 hedeflerimizle milletimize ilan ettiğimiz projelerin çoğunu hayata geçirdiğimiz gibi şimdi daha geniş ufuklara, daha büyük vizyonlara doğru yelken açıyoruz. İşte bunun için ‘AK Parti geleceğin partisidir.’ diyoruz. İşte bunun için ‘Cumhur İttifakı bir ilkeler ve mefkureler ittifakıdır.’ diyoruz.”
“MİLLETİMİZİN HER BİR FERDİNİN BU AYDINLIK GELECEKTE YERİ VARDIR”
Hiçbir ayrım olmaksızın, milletin her bir ferdinin bu aydınlık gelecekte yeri olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şöyle konuştu:
“Çünkü AK Parti, herhangi bir sınıfın, hele hele yıllarca kendini seçkin bir yerde görerek milleti aşağılayan kerameti kendinden menkul zümrelerin değil, 85 milyonun tamamının hayallerinin ortak paydasıdır. Bugüne kadar hangi partiye oy verirse versin, her bir vatandaşımızı AK Parti’nin tabii bir mensubu sayıyoruz. Sadece bugüne kadar kendisini henüz partimizin ve ittifakımızın saflarına katamadığımız, kazanamadığımız için hayıflandıklarımız var. Etnik, dinî ve kültürel kimlik siyasetiyle ülkemizi eski günlerine döndürmenin, milletimizin bünyesindeki fay hatlarını tetiklemenin peşinde koşanlar, bu birlik, beraberlik, kardeşlik siyasetini asla anlamadı, anlayamayacak. Biz bu milleti, içindeki tüm renkleriyle birlikte kucaklamayı, farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görmeyi, temel hak ve özgürlükleri lütuf değil asli müktesep olarak kabul etmeyi sürdüreceğiz. Tarihî tecrübemize ve irfan geleneğimize uygun şekilde, ‘insanları yaratılışta eş, dinde kardeş’ görme yaklaşımıyla vatan topraklarının her karışına hizmet vermeye devam edeceğiz.”
Cumhurbaşkanımız Erdoğan, siyasete başladıkları günden beri vesayet odaklarıyla çarpışa çarpışa yürüdükleri bu yoldan, milim sapmadan hep daha ileriye gitmenin mücadelesini vereceklerini söyledi.
“MUHALEFETİ YERİNDEN ZERRE MİSKAL KIPIRDATAMADIK”
AK Parti’nin Türkiye’de, millî iradenin üstünlüğü ilkesini gerçek manada hayata geçirmiş ve daha önemlisi azimle bunu sürdürmüş parti olduğunu kimsenin inkâr edemeyeceğini dile getirerek şunları kaydetti:
“Umudunu millet dışı her odağa, her güce, içeride ve dışarıda yaşanan her arızi gelişmeye bağlayanların da millî iradenin tercihlerine saygı duyacağı günleri göreceğimize inanıyorum. Türkiye’nin istiklaline ve istikbaline ancak siyaset kurumu bu dönüşümü tümüyle gerçekleştirdiğinde güvenle bakabiliriz. Aksi takdirde iktidarı vesayet güçlerinde arayan faşist zihniyet bitmez. Darbecilerin karşısına dikilmek yerine onlara alkış tutan demokrasi düşmanları bitmez. Terör örgütlerinin temsilcileriyle kapalı kapılar ardında pazarlık yapan muhterisler bitmez. Bay bay Kemal niçin HDP’nin genel merkezine değil de parlamentoda gidip bunlarla görüşme yaptı. Acaba o kapalı kapılar ardında ne görüştüler bunları açıklayabildi mi? Hayır. Devletin güvenlik güçlerinin canları pahasına yakalayıp yargısının cezaevine tıktığı teröristleri serbest bırakma sözü veren alçaklar bitmez. Ülkesini yabancılara şikâyet eden, yatırım yapmamaları, yaptırım uygulamaları çağrısında bulunan idrak yoksunları bitmez. Daha önce de defalarca ifade ettiğim gibi, biz 21 yılda Türkiye’yi her alanda ileriye götürdük ama muhalefeti yerinden zerre miskal kıpırdatamadık. Hatta, zihniyet ve kalibre bakımından daha da geriye giden bir muhalefetle karşı karşıyayız. İnşallah 14 Mayıs seçimlerinin en hayırlı neticelerinden biri de ülkemiz muhalefetini bu alacakaranlık kuşağından çıkarmak olacaktır.”