CHP’de herkes haklı

Prof. Dr. Hasan B. Yalçın, “CHP’de herkes haklı” başlıklı bir yazı yazdı. Prof. Dr. Yalçın yazısında, Kongre sürecinin CHP’de çekişmeli ve çalkantılı geçtiğine dikkat çekiyor.
UHA / İnternational News Agency
Prof. Dr. Hasan
B. Yalçın, “Kimi değişimden bahsediyor kimi özeleştiri yapmak gerektiğini anlatıyor. Herkes aynı zamanda birbirini eleştiriyor. Bakıyorum da hepsi haklı. Nasıl mı? Şöyle:
Mesela Özgül Özel, “Atatürk’ün ardına saklanmaktan vazgeçmeliyiz” demiş. “Yüzde 25’e takılıp kalmamalıyız” demiş. Haksız mı? Haklı.
Örsan Öymen, “İki seçim kaybeden bırakıp gitsin” demiş. O da haklı” olduğuna vurgu yapıyor.
CHP Ankara İl Kongresi’ni kazanan, Kılıçdaroğlu’nun desteklediği Ümit Erol’un da Özgür Özel’i hedef alarak “Beş dönem vekillik yapan bırakıp gitsin” dediğini hatırlatan Prof. Dr. Yalçın, şunları söylüyor:
“Yetmemiş. Vekil listelerini yapan sekiz kişilik heyeti de suçlamış. Haklı mı? O da haklı. Ama nedense hepsi doğrunun ancak yarısını söylüyor. Mesela Ankara İl Başkanı, sekiz kişilik heyetin içindeki Özgür Özel’i eleştiriyor da o heyeti kuran ve yetkilendiren Kılıçdaroğlu’nu suçlamak aklına gelmiyor” diyor.
Prof. Dr. Hasan B. Yalçın, Özgür Özel’in mevcut yönetimi yüzde 25’e takılıp kalmakla eleştirdiğine dikkat çekiyor; ama kendisinin mevcut yönetimin en tepesindeki üç beş isimden biri olduğunu söylemediğinin altını çiziyor.
“Kimileri bu partinin artık “Atatürk’ün partisi olmaktan uzaklaştığını” da söylüyor. Kılıçdaroğlu’nun 12 seçim kaybettikten sonra gitmesi gerektiğini anlatıyor” diyen Prof. Dr. Yalçın, şöyle devam ediyor ve “CHP’de herkes haklı” başlıklı bir yazısını şöyle noktalıyor:
“İyi güzel de bu şimdi mi aklınıza geliyor. Hepiniz bu partinin ya yöneticisiydiniz ya amigosu. Kılıçdaroğlu’nu yere göğe sığdıramıyordunuz. Biz buna benzer lafları ederken her türlü hakareti yağdırıyordunuz. 12 seçimden sonra mı aklınız başınıza geldi?
Dikkat ederseniz, bu söylemlerin hiçbir yerinde yeni bir siyaset, yeni bir vizyon ortaya koyan yok. Herkes “Sen git, ben geleyim” derdinde. İşte tam bu nedenle CHP’den ne kendine bir hayır geliyor ne de memlekete. Keşmekeş sürüp gidiyor.
Ama benim favorim hâlâ Kılıçdaroğlu. Herkes en azından yarısı haklı sayılabilecek bir söylem üretirken o hâlâ aynı kafayla böyle bir düzlemde bile en anlamsız sözleri söyleme becerisini gösterebiliyor.
TRT izleyen vatandaşları suçlayabiliyor. Seçmeni cahil ilan ediyor. Parti üyelerini çalışmamakla eleştiriyor. Seçim sonuçlarının meşruiyetini bile sorguluyor. Ufacık bir doğruluk ve haklılık payı yakalamak gibi bir derdi bile yok. Bu da bambaşka bir başarı”.