ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
22:04 Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Trump’ın yeni gümrük tarifelerin etkilenecek sektörlerin temsilcileriyle Paris’te bir araya geldi…
21:35 Fanatik Rum’lardan KKTC topraklarında provokasyon
19:57 Bisiklet turizminin önemli destinasyonlarından Antalya, Kemer ilçesi dağ, gravel ve e-bike bisikleti tutkunlarını bir araya getirecek…
19:32 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 Mart ayı enflasyon verilerine göre, Memur ve emeklilerin Temmuz zammını belli oldu!…
18:28 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özel’İn boykot çağrısına tepki gösterdi…
17:20 CHP’nin boykot listesi giderek genişliyor: Anadolu Ajansı ve DBL Entertainment da listeye eklendi!…
12:53 Kocaeli Kartepe’den Haberler!…
11:10 Gazeteci Serkan Borlak son yolculuğuna uğurlandı…
11:08 Türkiye toplam tahıl ürünlerinde 2023-2024 piyasa döneminde yurt içi üretimi ülkedeki talebi karşılama yeterliliği yüzde 111,9 olarak belirlendi…
10:43 Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Dijital bağımlılık riskine karşı çocuklarımızı korumak zorundayız”
09:13 Adalet ve güven temelli liderlik
07:37 Yeni neslin başarılı oyuncularından Hafsanur Sancaktutan, şu sıralar rol aldığı dizi için Kapadokya ve İstanbul arasında adeta mekik dokuyor…
06:51 Ramazan sonrası sağlıklı beslenmeye geçiş rehberi
00:57 Bayram tatilinin ilk 4 günü trafik kazalarında 34 kişi hayatını kaybetti
00:51 Kocaelispor Teknik Direktörü Taşdemir, Sakaryaspor maçının ardından UHA Haber’e açıklamada bulundu…
00:48 RTÜK Başkanı: Boykota destek veren kanallara gereği yapılacak
00:47 Bakan Yerlikaya, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez”….
00:22 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, bu yıl üçüncüsü Almanya’da düzenlenen ‘Küresel Engellilik Zirvesi’ne katılıyor…
00:08 2003-2004 Yılları arasında Batman Valiliği yapan eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, Batmalıların Ramazan Bayramı’nı kutladı…
00:05 Türkiye’nin seyir füzeleri: Sahne onların olacak
TÜMÜNÜ GÖSTER →

5 Soru: KGAÖ Erivan Zirvesi | Mevcut Durum ve Muhtemel Senaryolar

5 Soru: KGAÖ Erivan Zirvesi | Mevcut Durum ve Muhtemel Senaryolar
19 Aralık 2022
1.912
A+
A-

KGAÖ nedir? KGAÖ zirvesinde neler yaşandı? KGAÖ zirvesindeki gerginliğin arka planı nasıl yorumlanmalı? KGAÖ’nün geleceğine yönelik senaryolar neler? Türkiye nasıl bir tutum sergilemeli?

Dr. Öğr. Üyesi Murat Aslan, Hasan Kalyoncu Üniversitesi

  1. KGAÖ nedir?

Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) Soğuk Savaş sonrası dönemde Sovyetler Birliği’nden ayrılan ve savunma kapasitesinde zafiyeti olan Bağımsız Devletler Topluluğu’nun dokuz üyesi tarafından kurulmuştur. Ancak üç üyenin (Azerbaycan, Gürcistan ve Özbekistan) örgütten ayrılmasıyla üye sayısı altıya (Rusya Federasyonu, Belarus, Kazakistan, Ermenistan, Kırgızistan ve Tacikistan) düşmüştür. Amacı üye devletlerin toprak bütünlüğünü, sınır ve iç güvenliklerini takviye etmek olan örgüt NATO benzeri bir kolektif savunma örgütü niteliğine sahiptir. Nitekim herhangi bir üyeye gerçekleşen saldırı tüm üyelere yapılmış sayılmaktadır.

KGAÖ’nün Rus nüfuzunu devam ettirmek üzere tesis edildiğine yönelik iddialar mevcut olup örgüt marifetiyle Rus askeri gücünün üye devletlerde konuşlanması ve askeri nitelikte faaliyetler icra etmesinin önü açılmıştır. KGAÖ’ye yönelik bir eleştiri de üye devletlerdeki liderlerin kendi rejim güvenliklerini sağlamakla yükümlü olduğu yönündedir. Diğer bir ifadeyle Rusya’nın kendine müzahir liderlere güvenlik sağladığı argümanları bulunmaktadır. Ancak üye ülkelerin yeni liderlerinin Rusya’dan ziyade milli tutumları dikkat çekmektedir.

  1. KGAÖ zirvesinde neler yaşandı?

KGAÖ’nün 24 Kasım 2022’de Erivan’da yapılan ve Vladimir Putin’in de katıldığı zirve an itibarıyla bir sarsıntı geçirmiştir. Sonuç bildirgesine imza atmak istemeyen Nikol Paşinyan’a, Putin elindeki kalemi masaya atarak ve Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko da sert bir konuşma yaparak mukabelede bulunmuştur. Söz konusu gerginliğin nedenleri incelendiğinde şu maddelerin öne çıktığı görülmektedir:

  • İkinci Karabağ Savaşı’nda Erivan yönetiminin Karabağ’a değil Ermenistan topraklarına saldırı olduğu iddiasıyla KGAÖ’den yardım talebinin Rusya cenahında rağbet görmemesi
  • KGAÖ üyesi olan Tacikistan ve Kırgızistan arasında önceki aylarda yaşanan sınır çatışmaları sonucu yüz kırkın üzerinde asker ve sivil can kaybının yaşanması ancak örgütün sınır güvenliğine yönelik garantilerinin dikkate alınmaması
  • Astana yönetiminin Moskova ile yaşamakta olduğu gerginlik nedeniyle Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında sıranın Kazakistan’a geleceğine dair Rus televizyonlarında devlet görevlilerince yapılan yorumların artış göstermesi

  1. KGAÖ zirvesindeki gerginliğin arka planı nasıl yorumlanmalı?

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı “özel operasyon” diğer bir ifadeyle savaş öncesinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Devlet Başkanı Putin iki önemli noktayı vurgulamıştır. Bunlardan ilki Rusya’nın Sovyet nüfuz alanının Batılı devletlere “coğrafi etki bölgesi” şeklinde ilan edilmesidir. Böyle bir söylem doğal olarak Kazakistan başta olmak üzere eski Sovyet bloku ülkelerinde rahatsızlık meydana getirmiş ve Rusya’dan psikolojik kopuşlar başlamıştır. İkinci husus ise aynı söylemde “Rus emperyalizmi”ne vurgu yapılmasıdır. Sovyetler Birliği döneminde örtülü bir gayret olarak geri planda tutulan Rus dominasyonu, Birliğin dağılmasından sonra açıkça dillendirilmiştir.

Bahse konu iki söyleme ve eğilime rağmen Rusya’nın Ukrayna’da askeri bağlamda istenen başarıyı yakalayamayışı KGAÖ ve Kafkas/Orta Asya ülkelerinde psikolojik dönüm noktasının yaşanmasına yol açmıştır. Yaptırımlar sonrası ekonomik ve siyasi izolasyona tabi tutulan Rusya ve Belarus diğer KGAÖ ülkeleri nezdinde prestij kaybı yaşamıştır. Öte yandan Ermenistan’da Rus askeri varlığı olmasına rağmen Moskova’nın desteğini alamayan Erivan yönetiminin durumu örgütün varlığının sorgulanmasına neden olmuştur. Rusya’nın KGAÖ devletlerini kontrol altında tutma ve askeri varlığını meşrulaştırma niyetinin farkında olan diğer devletler ise örgütün faaliyetlerine isteksiz bir şekilde katılım sağlamaya başlamıştır.

Uluslararası arenada siyaset veya güvenlik alanlarında tesis edilen örgütlerin ön koşul olarak iki farklı hususu başarması gerekmektedir. Bunlardan ilki örgütün uyum içinde hareket edebilmesi (consensus), ikincisi de örgüt kimliğinin üye ülkelerin güvenlik anlayışlarıyla bütünleşmesini sağlayacak ortak kimliğin inşasıdır. Örnek vermek gerekirse NATO ve AB örneklerinde bahse konu örgütlerin bayraklarının ülke bayrakları ile bir arada bulundurulduğu, güvenlik söylemlerinde NATO söylemine bağlı kalındığı ve istişarelere dikkat çekildiği görülmektedir. Ancak KGAÖ’de uyum ve kimlik algısı bağlamında bir kurumsallaşma sağlanamamıştır.

  1. KGAÖ’nün geleceğine yönelik senaryolar neler?

Erivan’da yaşanan gerginlik bir anda Batı dünyasının dikkatini çekerken KGAÖ’nün geleceği de sorgulanmaya başlanmıştır. Bu çerçevede KGAÖ’nün miadını doldurduğuna yönelik değerlendirmeler ön plana çıkarken üye devletlerin örgütten çekilmesi olasılıkları gündeme gelmiştir. Bu kapsamda gündeme gelen olasılıklar şu şekilde sıralanabilir:

  • Ermenistan’ın Azerbaycan ve Türkiye ile barış antlaşması imzalayarak yüzünü Batı’ya dönmesi
  • Kazakistan’ın Rusya ile gergin olan ilişkilerini gözden geçirerek Rus nüfuzunu kırmak istemesi
  • Ekonomik sorunları olduğu bilinen Tacikistan ve Kırgızistan’ın Rus ara buluculuğuna ihtiyaç duyarken Batı veya Çin’i Rusya’nın yerine oturtması

  1. Türkiye nasıl bir tutum sergilemeli?

KGAÖ’nün zayıflaması ve itibarını kaybetmesi Türkiye’nin Kafkaslar ve Orta Asya’da durumunu güçlendirebilecektir. Batı dünyası ile bahse konu bölge arasında bir köprü olan Türkiye’nin sergilemesi beklenen tutumlar şu şekildedir:

  • Ermenistan ile siyasi sorunların çözümlenmesi halinde Gürcistan’dan sonra Kafkasya’da ikinci bir siyasi mihvere sahip olabilecektir. Ancak böyle bir durumun uzun yıllara sari bir psikolojik kırılmayı gerektirdiği, İran ve Rusya’nın da böyle bir açılımı engellemeye çalışabileceği görülmektedir.
  • Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) askeri ve güvenlik alanlarında henüz kendi doygunluğuna ulaşmamıştır. Nitekim tedrici bir kurumsallaşma yönteminin tercih edildiği bilinmektedir. Ancak TDT’nin Türk devletlerinin dünya ile entegrasyonunda misyon üstlenmesi gerekmektedir. Bu meyanda Türkiye’ye önemli bir kolaylaştırıcılık rolü düşmektedir.
  • Batı toplumunun “eksen kayması” gibi eleştirilerine maruz kalan Türkiye, Batı açısından Orta Asya coğrafyasında ya bir ortak ya da bir rakip olarak değerlendirilebilir. Orta Asya’da ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi sonrasında oluşan stratejik boşluğun Çin veya Rusya tarafından doldurulmaması bağlamında TDT uhdesinde ve ortak kimlik ekseninde “paylaşılabilir” entegrasyona öncelik verilmesi gerekmektedir.
  • KGAÖ’nün lağvedilmesi halinde Türkiye’nin bu ülkelere NATO çatısı ve desteği altında ülke ve güvenlik yardımı planlaması ise bölge güvenliği bağlamında faydalı olabilecektir.

[UHA Haber Ajansı, 19 Aralık 2022]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.