ref: refs/heads/v3.0
enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
SON DAKİKA
18:28 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özel’İn boykot çağrısına tepki gösterdi…
17:20 CHP’nin boykot listesi giderek genişliyor: Anadolu Ajansı ve DBL Entertainment da listeye eklendi!…
12:53 Kocaeli Kartepe’den Haberler!…
11:10 Gazeteci Serkan Borlak son yolculuğuna uğurlandı…
11:08 Türkiye toplam tahıl ürünlerinde 2023-2024 piyasa döneminde yurt içi üretimi ülkedeki talebi karşılama yeterliliği yüzde 111,9 olarak belirlendi…
10:43 Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Dijital bağımlılık riskine karşı çocuklarımızı korumak zorundayız”
09:13 Adalet ve güven temelli liderlik
07:37 Yeni neslin başarılı oyuncularından Hafsanur Sancaktutan, şu sıralar rol aldığı dizi için Kapadokya ve İstanbul arasında adeta mekik dokuyor…
06:51 Ramazan sonrası sağlıklı beslenmeye geçiş rehberi
00:57 Bayram tatilinin ilk 4 günü trafik kazalarında 34 kişi hayatını kaybetti
00:51 Kocaelispor Teknik Direktörü Taşdemir, Sakaryaspor maçının ardından UHA Haber’e açıklamada bulundu…
00:48 RTÜK Başkanı: Boykota destek veren kanallara gereği yapılacak
00:47 Bakan Yerlikaya, “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Tehditlerle, parmak sallamalarla, sokak ve boykot çağrılarıyla eğip, bükülemez”….
00:22 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, bu yıl üçüncüsü Almanya’da düzenlenen ‘Küresel Engellilik Zirvesi’ne katılıyor…
00:08 2003-2004 Yılları arasında Batman Valiliği yapan eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, Batmalıların Ramazan Bayramı’nı kutladı…
00:05 Türkiye’nin seyir füzeleri: Sahne onların olacak
00:01 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CHP’nin boykot çağrılarının ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
22:35 TRT ekranlarında yaşanan Aybüke Pusat krizinden sonra bir gelişme de ‘Bir Zamanlar İstanbul’ dizisinden geldi…
20:42 Bakan Bolat, CHP’nin boykot çağrılarına rağmen alışveriş yapanlara teşekkür etti
20:16 Bakan Uraloğlu: İnadına millî ve yerli her ürünü destekliyoruz
TÜMÜNÜ GÖSTER →

Tarihin Yanlış Tarafında Israr Niye?

Tarihin Yanlış Tarafında Israr Niye?
29 Aralık 2024
17
A+
A-

* Suriye’nin yeni gerçekliğinde Türkiye’nin etkisini artırdığı, uluslararası toplum tarafından her gün yeniden ifade ediliyor.

* Suriye’nin geleceğine yönelik olarak bu yeni jeopolitik dengelenmede Türkiye, rasyonel bir zeminde dış politika perspektifi inşa etmeye çalışıyor.

UHA / İnternational News Agency

Türkiye’nin saygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce Türkiye’nin Doç. Dr. Nebi Miş “AK Parti Hem İç Hem De Küresel Konjonktürü ve Değişimleri İyi Okuyor, Siyasetini Buna Göre Güncelleyebiliyor”, Söyleşi Ferhat Pirinççi | Kriter Dergisaygın, güvenilir Ankara merkezli bir düşünce kuruluşu olan SETA Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Genel Koordinatörü ve Siyaset Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Nebi MİŞ, “Tarihin Yanlış Tarafında Israr Niye?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Suriye’nin yeni gerçekliğinde Türkiye’nin etkisini artırdığı, uluslararası toplum tarafından her gün yeniden ifade ediliyor. Suriye’nin geleceğine yönelik olarak bu yeni jeopolitik dengelenmede Türkiye, rasyonel bir zeminde dış politika perspektifi inşa etmeye çalışıyor. Tarihin doğru tarafında durmanın haklılığını Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye’nin komşusu ve kardeşi olarak yeni süreci en iyi tahlil eden ülke konumundayız” sözleri ile ifade ediyor.

Bölgesel ve küresel aktörler, Suriye’de rejimin yıkılmasıyla birlikte, yeni bölgesel düzen inşasına yönelik politikalarını güncellemeye çalışıyorlar. Her gün farklı bir ülke temsilcisi Suriye yeni yönetimini Şam’da ziyaret ediyor.

Durum böyle olmasına rağmen, Suriye yeni gerçekliğine uyum sağlamada en fazla güçlük çeken yapıların başında ülkemizin muhalefeti var. CHP’nin başını çektiği muhalefet partileri ve destekçileri, bugüne kadar sürdürdükleri ezberleri terk etmekte zorlanıyorlar.

Siyasal partilerin, sahadaki yeni gerçekliklere ve jeopolitik gelişmelere göre siyasetlerini güncellemesi beklenir. Değişikliğin gerekçesini iyi anlatabilirlerse, mevcudun yanına yeni toplumsal destekleri de ekleyebilirler. Ancak muhalefetin politika pratiği, iktidar ne yaparsa tam karşısında konumlanma olarak şekillendiği için, bu alışkanlığından kolay vazgeçemiyor. Siyaset üretmeyi, “tepki siyaseti” olarak algılıyor.

CHP’nin önüne bir fırsat çıkmıştı. Özgür Özel genel başkan olduktan sonra, dış politika konularında, bir önceki yönetimin hatalarına düşmeyeceğini söylemişti. Hatta bu konuda birkaç ay olumlu çabalar da gösterdi. Ancak, parti içindeki farklı klikleri yönetmenin zorluğunu gördüğü için bu tutumunu sürdüremedi. Suriye’de rejimin devrilme süreci ve sonrasında yaptığı açıklamalarda boşa düştü. Destekleyen medya figürleri bile alaycı bir üslupla kendisini eleştirdi.

Kılıçdaroğlu CHP’si Suriye konusunda tarihin yanlış yerinde konumlanmıştı. CHP, Suriye ve Irak’a asker gönderme tezkeresinin uzatılmasına TBMM’de “hayır” oyu vererek karşı çıktı. Kılıçdaroğlu, Zeytin Dalı Harekâtı sırasında, “YPG bize tehdit değil” dedi, “Afrin merkezine girmenin yanlış olduğunu” söyledi. Yapılan harekâtları ve oluşturulan güvenli bölgeleri, danışmanı olan eski büyükelçi “nüfus mühendisliği” olarak yaftaladı. Suriye’de bir kapasite inşa etmemiş olsaydı, muhalefeti orada koruyan bir politika izlemeseydi bugün durum tamamen Türkiye’nin aleyhine olurdu.

Muhalefetin tüm unsurları, Suriye politikasını yıllarca mülteci karşıtlığına indirgediler. “Suriyeli mülteci almak vatana ihanettir” dediler. Suriyelileri “suç makinesi olarak” tarif ettiler. “Neden ülkeleri için gidip savaşmıyorlar da plajlarda keyif çatıyorlar” diyerek mültecileri hedef gösterdiler. “Türk milletinin rızkıyla beslenen bu tosunlar Taksim’de Suriye bayrağı açıp kafayı çekiyorlar” sözleri ile ırkçılığın en pespaye örneklerini gösterdiler. Seçim beyannamelerinde, Suriyelileri Esad’a teslim etme sözü verdiler.

Bu açıklamaları üzerinden toplumda yükselen mülteci karşıtlığını keyifle izlediler. Seçmenin mültecilere tepkisi yükselirse iktidarın seçmen desteği birkaç puan düşer taktiği ile her türlü manipülasyona başvurdular. Sağlık, eğitim, fatura ve TOKİ ev yardımı gibi seçilmiş başlıklarda manipülatif içerikler üretmekten geri durmadılar.

Şimdi ise, mülteci karşıtlığına yıllarca yaptıkları yatırımın boşa düşeceği endişesine kapıldılar. Buradan elde edecekleri siyasi faydayı yeni söylem setleri oluşturarak gidermenin derdindeler. “Yönetim değiştiğine göre Suriyelilerin ülkemizde ne işleri var” demeye çoktan başladılar.

Muhalefetin geçmişte Suriye politikasında yaptığı yanlışları telafi fırsatı vardı. Örneğin CHP’nin yeni yönetimi, geçmişte yapılan yanlışları sahiplenmeyip Suriye konusunda yeni bir dış politika perspektifi ortaya koyabilirdi. Bunu yapmadılar.

“Erdoğan’ın iç politikada eli güçlenir” endişesi muhalefeti panikletti. En nihayetinde, tepki siyasetinin konforu ile tarihin yanlış tarafında konumlanmada ısrar ediyorlar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.